Bayram Ali Düğü

Bayram Ali Düğü @bayramalidugu

Kısa bilgi için kısacık da olsa yazacak birşey bulamadım. :)

Sümük

(id: 10)

23 Kasım 2018, Cuma 12:46

Özellikle soğuk kış aylarında en ufak bir soğuk algınlığında derhal burnumuz akmaya başlar.

Burnumuzun akması için elimizde hiç bir şey gelmez. İnsanlar ağladığında da sümüğü akar. Hem de kimi insanların daha çok akar.

Az yada çok akan burnumuzun akması hiç hoşumuza gitmeyen bir durumdur. Her ne kadar hoşumuza gitmese de sümüğünde vücut sağlığımız için gerekliliği vardır. Sümük burun mukozasındaki bezler tarafından üretilir.

İki katmandan oluşur. İç kısmın su oranı yüksektir ve nötrdür. Hariç bölümü ise daha yapışkan bir yapıdan oluşur. Sümük solunum yollarının girişinde soluduğumuz havayı temizler. Bunu havayla aldığımız mikroorganizmaları içerdiği enzimlerle eritir. Özdeş vakitte yapışkan hariç bölümü havayla soluduğumuz toz , pislik , vb… tutarak vücuda girmesini engelleyen bir filtre görevi görür.

Sulu bir yapıya sahip olan sümük gün içinde dökülen mukoza hücreleri , havadan gelen toz , pislik ve mikroorganizma artıklarını üzerine yapıştırarak koyu bir kıvam alır.

Bu yüzden de sizin için gereksiz gibi gelse de insan vücudunun hastalıklardan korunmasına yarayan çok yararlı bir sıvıdır. Ya da katıdır :) Bazen ikisi de olabiliyor.

Bir de bunun ağızdan gelen kısmı vardır. Bunun da ismi balgam'dır. Burandan gelene Sümük, Ağızdan gelen mukozaya'da balgam denir.

Şunu unutmayın burnunuzdan parmağınızla çıkartıp, sağa sola attığınız her sümük parçası sizin hastalanmanıza sebep verebilir.

Son olarak şunu da eklemek istiyorum. Sağlıklı bir insan vücudu günde 34 GR sümük üretiyor.
Hemen aklınıza 34 x 365 gelmesin :)
Yılda 12 KG Ediyor :)

Off Road

(id: 9)

23 Kasım 2018, Cuma 07:45

Arkadaş nasıl bir çılgınlıktır. Nasıl bir heyecandır anlatamam. Bazen bizimde bu tarz'da çok çok zorlayıcı olmasa da off road yaptığımız zamanlar oluyor. Ama bu adamlar olayı çok fazla abartıyorlar. Off Road konusunda benim şahsi be azıcık tecrübemle en başarılı araçların içerisnde TOYOTA ve Mitsubishi ilk sıralarda geliyor. Bazen özel yapım araçlardan da inanılmaz performanslar çıkabiliyor. Ama genel olarak olayı toplayacak olursak. O zorlu parkurda, dağlarda, taşlarda, karda, çamurda o aracın içinde yer olmak gerçekten ayrı bir zevk. Ayrı bir heyacan. Bu videoyu özellikle paylaşmak istedim. Çünkü sınırları biraz değil baya bi zorlamışlar.

Şiki Şiki Baba

(id: 8)

23 Kasım 2018, Cuma 05:45

Daha düne kadar Ferdi Tayfur'un söylediğini sandığım yılların eskitemediği. Her Türk vatandaşın bir kere de olsa söylediği efsana parça. Parçayı asıl söyleyen sesi Ferdi Tayfur'a çok benzeyen Durmuş Çiğdem'dir. Buyrun kaset kapağı ve orjinal hali. İnanın insana mutluluk veren bir parça. Dinler dinlemez, rahmetli Kemal Sunal'ın o dolmuş sahnesi geliyor insanın aklına ;)

şiki şiki baba
hayni hayni yaba
helik melik duni
gel fakiri yaba

Not : At yarışlarında şans getirdiği ile ilgili de bir hurafe vardır :)

#FerdiTayfur #DurmuşÇiğdem #KemalSunal

James Mellaart

(id: 5)

22 Kasım 2018, Perşembe 10:56

Acclaimed Archeologist 'Found' His Own Fakes at 9,000-Year-Old Settlement

An acclaimed classicist surely understood for finding the rambling 9,000-year-old settlement in Turkey called Çatalhöyük appears to have faked a few of his old discoveries and may have run a "falsifier's workshop" of sorts, one specialist says.

James Mellaart, who kicked the bucket in 2012, made a portion of the "antiquated" wall paintings at Çatalhöyük that he as far as anyone knows found; he likewise produced archives recording engravings that were found at Beyköy, a town in Turkey, said geoarchaeologist Eberhard Zangger, leader of the Luwian Studies Foundation. Zangger analyzed Mellaart's flat in London between Feb. 24 and 27, discovering "models," as Zangger calls them, of wall paintings and engravings that Mellaart had asserted were genuine.

"He utilized a similar methodology for more than 50 years," Zangger disclosed to Live Science. "He would initially gain an immensely expansive and profound information [about the region he was intrigued in]. At that point, he would endeavor to utilize this learning to build up a cognizant noteworthy scene," Zangger said. This procedure in itself isn't unprecedented for a classicist or student of history. The main distinction is that real specialists at that point search for proof that either underpins or invalidates their thoughts. Rather, "Mellaart would create illustrations of antiques and interpretations of supposed records to strengthen his hypotheses," Zangger said.

Çatalhöyük

(id: 4)

22 Kasım 2018, Perşembe 10:54

Çatalhöyük, Konya’nın Çum­ra ilçesine bağlı Ufak köy yakınlarında höyük. MÖ 6250- 5400 yılları arasındaki Neolitik ve Kalkolitik çağlara değin bir yerleşim merkeziydi. Buradaki ilk kazı 1961’de İngiliz Arkeolo­ji Enstitüsü’nden (bkz: James Mellaart) tarafından yapıldı.

Her biri 50 Sene sürdüğü sanılan 14 tabaka ortaya çıkarıldı. 350 m genişli­ğinde ve 600 m uzunluğunda olan höyük, ovadan 17 m yük­sekliktedir ve tümüyle ortaya çıkarılamamıştır. Gene de bu yer­leşim merkezindeki insanların yaşamları ve sanatları üzerine Detaylı bilgi verebilecek dü­zeyde kalıntılar vardır.

VI. ta­bakadaki evler Küme halindedir, iki odalı olan bu evlerin; büyük odalarında oturulduğu ve Ufak odaların kiler olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Büyük odaların altındaki bölmelerden çıkan is­keletler, ölülerin odaların altına gömüldüğünü göstermektedir.

Evlerin duvarlarında Muhtelif olay­ları betimleyen resimler vardır. Bulunan tahıl kalıntıları tarımın yapıldığını göstertmektedir

Konya

(id: 3)

22 Kasım 2018, Perşembe 10:48

İlk yazımızı sitemizde yayınlamış olmanın verdiği mutlulukla yeps yeni yazıları da eklemeye devam edeceğimizi unutmayın. Bizi takip edin.

Konya

(id: 2)

22 Kasım 2018, Perşembe 10:43

Cennet Yurdumuzun, ismi henüz önceki devirlerden beri değişmeyen şehirlerinden biri de Konya'dır. Konya isiminin "Kutsal Tasvir" anlamındaki "İkon" sözcüğüne bağlı olduğu sav edilir. Bu konuda değişiklik rivayetler bulunmaktadır. Bunlardan biri; kente dadanan ejderhayı öldüren kişiye şükran ifadesi olarak bir Abide yapılır ve üzerine de olayı anlatan bir fotoğraf çizilir. Bu anıta verilen ad, "İkonion" dur.

İkonion ismi, İcconium'a dönüşürken, Roma döneminde İmparator adlarıyla değişen Yepyeni söyleniş biçimlerine rastlanır. Bunlar; "Claudiconium, Colonia Selie, Augusta İconium" dur. Bizans kaynaklarında "Tokonion" olarak geçen şehrimize yakıştırılan başka isimler şöyledir:
"Ycconium, Conium, Stancona, Conia, Cogne, Cogna, Konien, Konia..."

Arapların Kuniya dedikleri hoş kentimiz, selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde bir henüz değişmeyerek günümüze kadar gelen ismine kavuşmuştur: Konya...

Konya İli, M.Ö. 7. bin yılından beri yerleşim yeri olmuş, bir hayli medeniyete beşiklik etmiştir. Yazının M.Ö. 3500'de kullanılmaya başladığı hatırlanacak olursa, Konya'nın, ülkemizin en henüz önceki yerleşim merkezleri arasında bulunduğu söylenebilir.

Çumra (bkz: Çatalhöyük), yalnızca ülkemizin değil, Dünya ölçüsünde Aş kültürünün ilk kez başladığı, tarımın yapıldığı, ateşin kullanıldığı, yerleşik hayata geçildiği, vahşi hayvan saldırılarına karşı ortak savunmanın yapıldığı merkez olarak tanınır.

Çatalhöyük, Neolitik, Erbaba ve Karahöyük Kalkolitik, Alaeddin Tepesi, henüz önceki Tunç Devri merkezleridir.

Tarih devirlerinde Hititler ve Lidyalılar, M.Ö. 6. yüzyılda Persler, M.Ö. 4. yüzyılda Büyük İskender, Selevkoslar, Bergama krallığı, M.Ö. 2. yüzyılda Roma, M.S. 395'te Konya ve çevresine Yargıç oldular.

7. Asır başlarında Sasaniler, bu yüzyılın ortalarında Muaviye komutasındaki Emeviler, şehri geçici olarak işgal ettiler.

10. yüzyıla kadar bir Bizans eyaleti olan Konya; Müslüman Araplar'ın akınlarına maruz kaldı. Malazgirt Zaferi'nden Evvel Konya'ya ilk gelen, Türk akıncıları Selçuklular oldu. (1069)

Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan, 1071'de Bizans İmparatoru Romen Diyojen'i Malazgirt' te net bir yenilgiye uğratarak, Türkler'e Anadolu'nun Kapılarını açtı. Sultan Alparslan, zaferden sonra komutanlarına Anadolu'nun tamamiyle fethedilmesi görevini verdi. Konya; Anadolu Fatihi, Selçuklu Kutalmışoğlu Sultan Süleymanşah, tarafından fethedildi. Fetih tarihi hakkında değişiklik eserlerde ayrımlı görüşlere yer verilmektedir. (1072, 1074, v.b.) fakat şu bir gerçektir ki, Kutalmışoğlu Süleyman Şah I, Konya'yı fethettikten sonra batıya yönelmiş, merkez olarak İznik'i seçerek, Anadolu Selçuklu Devleti'ni 1074 yılında kurmuştur. Buna göre Konya'nın fetih tarihi netlikle 1074'ten henüz öncedir. Fetihle Şehrimizde Türk-İslam egemenliği dönemi başlamıştır.

Orqun şu an "beta" sürümüyle yayındadır. Karşılaştığınız aksaklıklar ya da önerileriniz için İletişim sayfamızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.