Doğukan Eroğlu

Doğukan Eroğlu @glen

Aritmiler

(id: 311)

17 Eylül 2020, Perşembe 15:54

Bazen kalp hastalığı olanlarda bazen de sağlıklı kişilerde ortaya çıkan aritmilerde kalp, farklı şekilde çalışıyor. Hızlı, yavaş ya da duraklayarak sürdürdüğü atışları çarpıntıdan bayılmaya bir dizi belirtiyle kendini belli ediyor. Kalbin farklı çalışma şekline göre geliştirilmiş farklı tedavi yöntemleri bulunuyor.

Aritmiler veya ritm bozuklukları kalp atımlarının düzensiz hale gelmesidir. Ritm bozukluğu sırasında kalp çok hızlı atabilir (taşikardi), çok yavaş atabilir (bradikardi) veya düzensiz atabilir. Çoğu aritmi zararsız olmakla birlikte bazıları hayatı tehdit edecek düzeyde ciddi olabilir.
Ritim bozukluğu sırasında kalp vücuda yeterli kanı gönderemediğinde kişide nefes darlığı, baygınlık, bayılma bazen de ani ölüm meydana gelebilir. Yine de ritm bozuklukları sıklıkla çok iyi tedavi edilebilen hastalıklardır.

Taşikardi Nedir?

En çok karşılaşılan ritim düzensizliklerinden bir tanesi de taşikardidir. Taşikardi, kalbin dakikada 100’ün üstünde atmasına denir. En bariz özelliklerinden biri çarpıntıdır. Kalbin çok hzılı çalıştığı hallerde bayılmaz, tansiyon düşmesi ya da soluk darlığı şeklinde de gözlemlenebilmektedir.

Çarpıntı şikayeti olan hastalara MR ya da EKG gibi yöntemleri uygulanır. Taşikardi hastalarının çarpıntısı çoğunlukla kısa zamanlı gerçekleşir, bu nedenden dolayı en yakın sıhhat kurumuna gidene kadar kalp atım ritimleri normale dönebilir. Böyle hastalar için henüz ileri tetkiklerle kontrol yapması gerekiyor.

Ventriküler Taşikardi

Ventriküler taşikardi, kalbin içinde yer alan ventikül odacıklarındaki nabzın hızlı atmasına denir. Ventriküller, kanın tüm vücutta dolaşmasını sağlayan ana pompalardır. Sağlık bir yetişkin kalbi dakikada 60 ila 100 atımdır. Ventriküller taşikardi durumunda ise kalp atım hızı dakikada 200 ila 250 atımı bulabilmektedir, kalbin bu kadar hızlı atması sonucu ventriküllere yeterli seviyede kan dolmaz bu da ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir.

Supraventriküler Taşikardi

Çocukluk çağında en sık görülen taşikardi türlerinden biri de Supraventriküler taşikardidir. Genellikle bebeklik döneminde halsizlik, huzursuzluk ve anne sütü emmeme gibi belirtileriyle kendini gösterebilir. Çocuklarda ise çarpıntı, göğüs ağrısı ve ender olarak görülse de bayılma gibi şikayetleri bulunmaktadır. Supraventriküler taşikardi geçiren çocukların kalp atım hızları normaldir ve çarpıntı gibi anomaliler çok nadir olarak gözlemlenir. Eğer bir çocukta supraventriküler taşikardi tespit edildiyse mutlaka en kısa sürede ilaç tedavisine başlanılmalıdır.

Sinüs Taşikardisi

Sinüs taşikardisi fiziksel aktivite, travma, stres veya bunun gibi olaylar sonucunda kalp ritminin bozulmadan dakikada 100 ve üzeri atmasına denir. Fiziksel aktivitelere bağlı olarak gelişen sinüs taşikardisi normal görülse de mutlaka bir doktora başvurulması gereklidir.

Normal Nabız Kaç Olmalı?

Normal nabız değerleri kişiden kişiye farklılıklardan dolayı değişiklik gösterse de genel olarak yetişkin bir insanın normal nabız atışı 60 ila 100 aralığında kabul görmektedir. Nabız 50’nin altına düşmediği sürece, düşük nabız hızı kişilerin daha sağlıklı olduğuna işaret etmektedir.

Spor Sonrasında Nabız

Spor yapan kişilerin dinlenme esnasında genellikle nabızları 50 veya biraz altında gözlemlenebilir. Dinlenme esnasında nabız ne kadar düşükse kişiler için bu durum o kadar iyidir. Spor esnasında ise nabız hızının en fazla 125 olması gereklidir. Bu rakam 125 ve üzerine çıkarsa kişi de hayati tehlikeye yol açabilir. Bu yüzden spor esnasında ve sonrasında ortalama nabzınızı mutlaka ölçmeli ve bir anomali görülmesi durumunda en kısa sürede bir doktorla görüşülmelidir.

Bebek ve Çocuklarda Nabız

Bebekler ve çocukların, yetişkinlere göre kalp atış hızı daha farklıdır. Nabız atım hızı bebeklerde ortalama 100 ila 125 iken, çocuklarda ise 80 ila 100 arası normal kabul edilmektedir.

Kadınlarda Nabız

Kadınlarda kalp hızı ortalaması 70 ila 90 arası normal olarak gözlemlenmektedir.

Erkeklerde Nabız

Her ne kadar normal nabız hızı 60 ila 100 arasındaki değerlerde normal olarak gözlemlense de, erkeklerin ortalama ideal nabız hızının dakikada 70 ile 75 arasında olması gereklidir.

Nedenleri

Aritmiler, genellikle kalp hastalığı olanlarda görüldüğü gibi, kalbinde hiçbir sağlık sorunu olmayanlarda da oluşabiliyor. Bu nedenle öncelikle ritim bozukluğunun ne olduğu, ardından ise zeminde bu ritim bozukluğuna yol açan herhangi bir yapısal kalp hastalığı olup olmadığı inceleniyor.

Çünkü aritmiler, bazen kalp dışı diğer sistemik hastalıkların bir sonucu (anemi, tiroid bezinin az veya fazla çalışması, bazı hormonal hastalıklar, bazı bağ dokusu hastalıkları gibi) olarak da ortaya çıkabiliyor.

#VentrikülertaşikardiNedir
#Ventriküleraritmiler
#Aritmiçeşitleri
#KardiyakaritmiNedir
#AritmilerAcilci
#Zararsızritimbozuklukları
#Kalpritimbozukluğunaneiyigelir
#Ritimbozukluğunezamantehlikelidir

Arı Sokması

(id: 310)

17 Eylül 2020, Perşembe 15:47

Arı Sokması Nedir?

Arılar genellikle saldırgan bir yapıya sahip değillerdir fakat bazı durumlarda, insanların yaptığı bazı hareketleri tehdit olarak algıladıkları için kendilerini savunmak maksadıyla, vücutlarında bulunan iğneyi batırarak arı sokması olarak adlandırılan durumu meydana getirirler.

Arı sokmaları yaygın olarak yaşanan bir açık hava sıkıntısıdır. Tedavi yöntemi şiddetine bağlı olarak değişir.
Ağrıyı hafifletmek için tedavinin evde yapılması çoğu kişi için mümkünken, herhangi bir arı sokması alerjiniz varsa veya çoklu sokulmaya maruz kalırsanız, acil tedavi gerektiren ciddi sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle arı sokması durumunda sağlık kuruluşlarına başvurulması ve muayeneden geçilmesi tavsiye edilmektedir.

Arı Sokmasında Ne Yapılmalı?

Arı sokması neticesinde ortaya çıkan reaksiyonlar kişiden kişiye farklılık göstermektedir.
Bal arıları bir kişiyi soktuktan sonra ölürken, eşek arıları ve yaban arıları gibi türler birden fazla kez sokup, yaşamına devam edebilir.

Arıların zehir keseleri vardır ve bazı kişilerde “venom” denilen arı zehrine karşı alerji gelişebilir. Çoğu kişinin önceden bilinen alerjisi olabileceği gibi bazı kişilerde tekrarlayan arı sokmaları sonucunda alerji ortaya çıkabilir.

Çok sayıda arı aynı anda sokarsa, o zaman toksik reaksiyon görülebilir. Bu durum alerji belirtilerine benzerse de testlerde alerjik duyarlanma saptanamaz.

Eğer arı sokmasına karşı alerjiniz yok ve çoklu sokulmaya maruz kalmadıysanız, belirtiler; hafif ağrı, kaşıntı, sokulan bölgenin ısınması gibi basit semptomlardır.

Arı sokmasına karşı alerjisi olan bireylerde belirtiler daha şiddetli seyreder. Alerjinin yanı sıra arının kaç kez soktuğu, yaşanılan belirtilerin şiddetini etkileyen önemli bir faktördür.

Yaşanılan belirtilerin şiddetlerine bakılarak; hafif, orta, şiddetli reaksiyon olarak sınıflandırılabilirler. Hafif reaksiyonlarda; ani gelişen yanma, ağrı, kızarıklık, şişme gibi semptomlar görülür.

Orta derecedeki reaksiyonlarda; aşırı kızarıklık ve kademeli artan şişlikler birkaç gün süresince artarak devam edebilir.

Şiddetli alerjik reaksiyonlarda; kaşıntı, kızarıklık, kurdeşen, ciltte soğukluk, nefes darlığı, boğazda ve dilde şişme, mide bulantısı, kusma, nabız değişiklikleri, ishal, baş dönmesi, bayılma, bilinç bulanıklığı ve bilinç kaybına sebebiyet verebilir.

Bu reaksiyonlara maruz kalan kişilere acil tıbbi mücadele yapılması şarttır. Aynı zamanda bir daha arı sokması yaşanması halinde daha ciddi bir anafilaksi riski söz konusu olabileceğinden ötürü alerji uzmanları ile tedbir amacıyla bir planlama yapılması gerekebilir.


Alerjik Olmayan Durumlarda İlk Yardım Tedavisi

İlk olarak arının iğnesi hızlı bir şekilde çıkarılmalıdır. İğnenin sıkarak çıkarılması, keseyi patlatıp daha çok zehrin vücuda temas etmesine neden olabilir, o yüzden özenli ve hızlı hareket etmek önemlidir.

Arının soktuğu yer soğuk su ve sabunla yıkanmalıdır. Soğuk su rahatlatırken, sabun da kalan kiri ya da zehri bölgeden temizlemeye yardım eder.

Şişlik ve kaşıntının olduğu yer kaşınmamalıdır.

Şişliği indirmek amacıyla buz kompresi yapılabilir. Buzu doğrudan tene koymak yanmaya neden olabilir. Bu yüzden bir havluya sarıp 20 dakika bölgede bekletmek etkili olacaktır. Gerektiğinde tekrar tekrar uygulanabilir. Sokulan bölge büyüme eğilimindedir. Bu yüzden etkilediği alanı ölçmek için bir kalemle işaretleyebilirsin. Kızarıklıktaki büyüme çok artarsa hekim desteği almak uygun olacaktır.

Sokulan bölge kolunuz ya da bacağınız ise, yükseğe koymanız ağrı ve şişliğin azalması noktasında size destek olacaktır.

Alerji ilacı ya da krem de kullanılabilir.

Geçmeyen şikayetlerde mutlaka alerji uzmanına başvurulması gerekmektedir. Alerji uzmanı, ciddi reaksiyonların tekrarlanmasını önlemek noktasında da size kılavuz olacaktır.


#Eşekarısokması
#Arısokmasıiyimı
#Bebeklerdearısokmasınaneiyigelir
#Hamileliktearısokması
#Siyaharısokması
#Göbektenarısokması
#Arısokmasıalerji
#Arısokmasıreçete

Apandisit

(id: 309)

17 Eylül 2020, Perşembe 15:45

Apandisit Vücudun Neresinde Yer Alır?

Apendiks, ortalamada 9 cm uzunluğunda olan küçük, ince bir kesedir. Gövdenin sağ alt tarafında yer alır. Bu kese kör çıkışlıdır ve girişi sindirim sisteminin bir parçası olan kalın bağırsağa bağlıdır.

Kesenin boyutları 9 cm ile 35 cm arasında değişebilmektedir. Çocuklarda daha büyüktür ve küçük yaştan itibaren kısmen kapanarak yetişkinlerde daha kısa bir hal alır.

Apandisit Nedir?

Apendiksin işlevi henüz kesin olarak bilinmese bile son yıllarda gerçekleştirilen araştırmalar bu kesenin yararlı sindirim florası tarafından hastalık dönemlerinde kullanılan bir nevi sığınak işlevi gördüğüne işaret etmektedir.

Ancak apendiksin alınmasının vücuda doğrudan bir zarar verdiğine dair herhangi bir kanıt bugüne kadar bulunmamıştır. Apandisit ise apendiksin enfeksiyonuna verilen isimdir.

Apandisit Ne İşe Yarar?

Apandistin vücutta ne işe yaradığı henüz net olarak bilinmemekle birlikte, bağışıklık sistemiyle ilgili bir organ olabileceği düşünülmektedir.


Nedenleri

Apandisitin Sebepleri Nelerdir?

Apandisite neyin yol açtığı her vakit açık değildir. Çoğu halde apendiks girişinin bedenin kendisi ürettiği ya da ecnebi maddeler doğrulusunda tıkanmasının yol açtığı düşünülmektedir.

Örneğin, dışkı doğrulusunda giriş bloke edilebilir ya da sahip olunan tek üst solunum yolu enfeksiyonu sırasında bağırsak duvarındaki lenf düğümü şişerek bası tesiriyle apendiks girişinin kapanmasına sebep olabilir. Bu tıkanıklık iltihaplanmaya ve şişmeye, başka bir deyişle apandisite sebep olabilir.

Apandisit Nasıl Engellenir?

Apandisitin sebepleri birden fazla olmasından ve her vakit tam anlaşılmadığından bu vaziyeti engellemenin tek yolu bulunmamaktadır.
Apandisit ile Benzer Şikayetlere Kapı aralayan Hastalıklar

Apandisit, alttaki listede görülen hastalıklarla benzer şikayetlere sebep olabilir:
Crohn hastalığı
Gastroenterit
Kabızlık
Mesane ya da idrar enfeksiyonları
Pelvik tek enfeksiyon
Şiddetli irritabl bağırsak belirtisi (Huzursuz Bağırsak Sendromu) (İBS)
Kadınlarda apandisit hastalığının semptomlarına benzerlik gösteren semptomların bazı durumlarda gelenek ağrısı, ektopik hamilelik, ya da pelvik inflamatuar hastalık (PID) gibi jinekolojik tek sebebi olabilir.

Burada ilgi edilmesi lüzumlenen konu ani ilerleyen ve kesif karın ağrısına kapı aralayan durumların acil tıbbi değerlendirme gerektirdiğidir.

Apendiks kimi şahıslarda bedenin farklı tek noktasına doğru uzanım gösterebilir. Bu noktalar ince bağırsağın çevresi, kalın bağırsağın arkası, karaciğerin sağ alt bölümünde yakını veyahut pelvis seviyesi gibi değişik sahalar olabilir.

Eğer hastanın gösterdiği açıklanan tipik değilse tanıyı doğrulamak ve başka olasılıkları ortadan kaldırmak farklı testler gerekebilir.

Bunlar arasında mikrop bulguları yönünden bakmak için kan testi, kadınlar için gebelik testi, mesane enfeksiyonu gibi olasılıkları ortadan kaldırmak için tek idrar testi, apandisitin şişkinliğini gözlemek için ultrason taraması ve CT taraması gerçekleştirilebilir.

Bütün bu deneme neticelerini alabilmek vakit gerektirdiği için operatör doğrulusunda apandisitin ve pelvik uzuvları incelemek için tek laparoskopi önerilebilir.

Apandisitin alınmasının tavsiye edilmesinin sebebi tek patlama riskine karşı vaziyeti sigortaya almaktır. Bu kimi vakalarda normal görünmesine karşın apandisitin alınması kararının verilmesine yol açacaktır.

Doktor meselenin apandisit olup olmadığı güvenilir değilse, belirtilerinizin düzelip düzelmediğini, aynısı kaldığını ya da kötüleştiğini görmek için 24 zamana kadar beklemeyi önerebilir.



#Evdeapandisittesti
#Kronikapandisitbelirtilerinedir
#Kadınlardaapandisitbelirtileri
#Akutapandisitbelirtileri
#Herkarınağrısıapandisitmidir
#ApandisitpatlamasınasılANLAŞILIR
#Solapandisitbelirtisi

Orqun şu an "beta" sürümüyle yayındadır. Karşılaştığınız aksaklıklar ya da önerileriniz için İletişim sayfamızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.