Öznur Saban

02 Mart 2019, Cumartesi 05:33

Gördüklerimizi, düşüncelerimizi, duygularımızı, tasarladıklarımızı, isteklerimizi başkalarına anlatmak, farklı tek söylemle "aktarmak" için, söylediklerimize ve yazdıklarımıza emellerimize göre şekil veririz.
Değişen hedeflerimiz, sözlü ve yazılı anlatım biçimlerimizi de etkileyip, değiştirir. Olayları transfer etmek, tek kavramı açıklamak, tek durumdan soz etmek, hisleri, kanaatleri ve davranışları açıklamak, varlıkları tanıtmak gibi muhtelif emellere göre, izah edici, tartışmacı, tasvir edici, öyküleyici anlatım biçimlerini, tek tek veyahut beraber kullanırız.

Ancak, söylediklerimizi veyahut yazdıklarımızı doğru seçilmiş sözcüklerle heyetmiş ve lüzumsuz sözcüklere yer verilmemiş, doğru tümcelerle aktarmamız lazım olur. Açık, basit ve anlaşılır tümceler kuramıyorsak, anlatımımızda tek arıza olması kaçınılmazdır.
Sık uygulanan belirlenmiş başlı anlatım bozuklukları şunlardır:

Sözcük Düzeyindeki Anlatım Bozuklukları
- Anlamdaş (eş anlamlı) kelimenin beraber kullanılması: Mesela, "Bu hadise ile ilgili herkesin görüş ve fikirleri alınmalı.", "Osman, zengin, varlıklı tek adamdır." gibi.
- Kelimenin lüzumsuz kullanılması: Tek kelimesi çıkardığımızda, tümcenin manası değişmiyorsa o kelime gereksizdir.
Örneğin, "Yaklaşık iki sene kadar bu semtte oturduk." cümlesinde "yaklaşık" ve "kadar" sözcüklerinden biri gereksizdir.
- Doğru sözcüğün adına hatalı sözcüğün kullanılması: Sık uygulanan hatalardan bir tanesi de kimi kelimenin anlamlarına makul kullanılmamasıdır.
Örneğin, "Yeni gelen öğrenciler çoğunlukla çekimser davranırlar." cümlesinde, "çekimser" değil "çekingen" kelimesi yer almalıdır.
"Saçları defa büyümüştü." cümlesinde, "büyümüştü" değil "uzamıştı" kelimesi kullanmak gerekir.
- Tek sözcüğün mananına uygunsuz biçimde kullanılması: Mesela, "Bugün fotoğraf çektirmeye gideceğim." gibi.
Resim çekilmez, yapılır.
Fotoğraf çektirilir.
- Çelişen kelimenin beraber kullanılması: "Seni tahminen tam tek saattir bekliyorum" cümlesindeki gibi, manaca birbiriyle çelişen sözcüklere dikkat etmek gerekir.
"Yaklaşık" kelimesi tam olmayan manasını taşır.
"Tam" kelimesi ise karşıtıdır.
- Sözcüğün yerinin hatalı olması: "Çok başım ağrıdığı için ilaç aldım." tümcesi, "Başım defa ağrıdığı için ilaç aldım." biçiminde olması gereklidir.
Deyimlerle Alakalı Anlatım Bozuklukları
Deyimler, manaları iyi bilinmeden kullanılmamalı, ayrı olarak kalıplaşmış yapıları da bozulmamalıdır.
Örneğin, "Bindiği ağacı kestiğinin farkına varmadı." değil, "Bindiği dalı kestiğinin farkına varmadı." denilmelidir.
Cümle Düzeyindeki Anlatım Bozuklukları
- Özne ile yüklemin uyumsuzluğu: Bir tümcede söylenmesi ihtiyaç duyulan olan öznenin söylenmemesi veyahut özneyle yüklem arasında olumluluk - olumsuzluk, tekillik - çoğulluk açılarından ahenksizlik bulunması anlatım sorunu yaratır.
Örneğin, "Hepimiz bağıra çağıra sağa sola koşuyorduk, takviye etmeyi düşünemiyorduk." dediğimizde, birinci tümce pozitif, ikinci tümce olumsuzdur.
"Hepimiz" öznesi pozitif yüklem için tüketilir.
Yüklem negatif ise "hiçbirimiz" denilmelidir.
Oysa örnekte "hepimiz" öznesi hem pozitif hatta negatif yüklem için ortak kullanılmaktadır.
Doğrusu şu şekilde olmalıdır: "Hepimiz, bağıra çağıra sağa sola koşuyorduk; hiçbirimiz takviye etmeyi düşünemiyorduk.".
- Nesne ile yüklemin uyumsuzluğu (nesne eksikliği): Cümlelerde nesnelerin söylenmemesi anlatım bozukluğuna yol açar.
Örneğin, "Biliyorsun babam sana defa güvenir ve sever." tümcesi, "Biliyorsun babam sana defa güvenir ve seni sever." biçiminde olması gereklidir.

- Tümleçlerle alakalı bozukluklar: Aynı nesneye bağlanmaması lüzumlenen tümcelerin aynısı nesneye bağlanması ve yüklemi tümleyen tümlecin söylenmemesi anlatım sorunu oluşturur.
"Dostlar, birbirini zamanlar ve gerektiğinde yardımcı olur." tümcesi, "Dostlar, birbirini zamanlar ve gerektiğinde birbirine yardımcı olur." biçiminde olması gereklidir.

- Fiil çatılarıyla alakalı bozukluklar: Yan cümleciklerin yüklemi ile esas tümcenin yüklemi arasında ahenksizlik olmamalıdır.
"Avcılar, avladıklarını odun ateşinde pişirilerek yediler." tümcesi, "Avcılar, avladıklarını odun ateşinde pişirerek yediler." biçiminde olması gereklidir.

- Eklerle alakalı bozukluklar: Gerekli tek ekin kullanılmaması, hatalı tek ekin uygulanması veyahut tek ekin çoktan uygulanması anlatım sorunu yaratır.
Örneğin, "Trenle yolculuk yapmasını ben de defa severim." cümlesindeki iyelik eki anlatımı bozmaktadır.
Doğrusu, "Trenle yolculuk inşa etmeyi ben de defa severim." biçiminde olması gereklidir.

- Tamlamalarla alakalı bozukluklar: Kurulan cümlelerdeki tamlamalarda, tamlamayı meydana getiren unsurlar (isim, zamir, sıfat) arasında tekillik çoğulluk uyumu bulunmalıdır.
Ayrıca, sayı sıfatlarından ve belgesiz sıfatlardan ardından gelen isimlerin çoğul eki almadıkları kuralına da dikkat etmek gerekir.
Birden çok tamlananı tespit edilen ad tamlamalarında, tamlananlardan biri tekilse öteki de tekil, biri çoğulsa öteki de çoğul olması gereklidir.
Örneğin, "Fabrikada ne kadar işçiler varsa, hepsi zam istiyor." cümlesinde, tamlamayı meydana getiren sözcüklerde tekillik çoğulluk uyumsuzluğu bulunmaktadır.


#anlatımbozukluklarıörnekler
#anlatımbozukluklarıtest
#anlatımbozukluklarıpdf
#anlatımbozukluklarıörnekcümlelerveaçıklamaları
#anlatımbozukluklarıtdk
#anlatımbozukluklarıkısanotlar
#anlamadayalıanlatımbozuklukları
#anlatımbozukluğuçıkmışsorular
Anlatım Bozuklukları Nedir Ve Nasıl Düzeltilir ?
1 kişi beğendi.

"Anlatım Bozuklukları Nedir Ve Nasıl Düzeltilir ?" konusunda yorum yapmak için üye girişi yapmanız lazım. Üye değilseniz buradan üye olabilirsiniz.

Orqun şu an "beta" sürümüyle yayındadır. Karşılaştığınız aksaklıklar ya da önerileriniz için İletişim sayfamızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.