Adnan Kaşıkçı

26 Şubat 2019, Salı 12:34

Beynin neden öğrendiği ile ilgili nihai yirmi sene içerisinde enteresan ilerlemeler oldu.
Beyninin her iki lobundan biri alınan hastalar üstünde yapılan çalışmalar süratli öğrenme ve bellek eğitimi metotlarında çığır açtı.
Bunca ilerlemelere karşın beyin, hâlâ insan bedeninin çalışması ile ilgili minimum şey malum uzuv olma özelliğini savunuyor.


Konunun eksperlerine göre çoğu şahıs beyin potansiyelinin fakat yüzde 4-8 arasındaki tek bölümünü kullanıyor.
Beyin gerçekleri, etkin tek eğitimin, insanın ilk olarak kendisini tanıması ve keşfetmesine; neden öğrendiğini öğrenmesine bağlı olduğunu işaret ediyor.
Bu ilerlemeler, “Başarılı insan” kavramında da farklılığa yol açtı.
Günümüzün etkin kişiyi, beyninin her iki yarısını da tesirli ve balanslı tek şeklinde kullanabilen ve gerektiğinde birinden diğerine rahatlıkla geçebilen insan olarak değerlendiriliyor.
Beyin hücreleri arasındaki irtibatları gelişmemiş kişiler, beyinlerine ne kadar malumat yığmış olurlarsa olsunlar, kanaat, muhakeme, akıl yürütme maharetleri gelişmemekte, bu sebepten de eğitilmiş sayılmamaktadır.
Beyin neden öğreniyor? Beynin öğrenme ile teması nedir? Şimdi bunları ele alacağız.

Hipokamp ve Tesirli Öğrenme
İç içe üç kısım hâlinde tespit edilen beynimizin orta beyin kısmında bulunan “Hipokamp” (hippocampus) hafızanın merkezi halindedir.
Bu merkez, beynin yazıcısı gibi etkinlik gösterir.


Beynin yazıcısını kendisi isteğimizle çalıştırıp, istediğimiz verileri kaydedebilir miyiz?
Hipokamp ili bulguların kalıcı hafızaya geçip, geçmeyeceğine hüküm veren merkezdir.
Çeşitli şekillerle kendimize ulaşan bulgular, sunduğumuz ehemmiyet derecesine göre beyine kaydolmaktadır.
Merak ve alaka duymadığımız, önemsemediğimiz; hasılı duyguların hareketlenmediği olaylarda gelen bulgular düşük frekanslı elektrik sinyalleri şeklindedir.
Sonuçta, zayıf sinaptik bağlar meydana gelir ve beyin hardiskine (korteks) kayıt prosedürü gerçekleşmez.
Çünkü bu tür hallerde alıcılar (duygular) harekete geçmemektedir.
Duyguların uyandığı olaylarda ise hipokamp hareketlenmekte ve kortekse kayıt prosedürü tamamlanmaktadır.
Dış beyin bölümünü teşkil eden korteks, beynin düşünen, konuşan, yazan, yeni buluşlar yapmış, merak eden, tasarı yapmış, öğrenmenin, zekanın ve hafızanın oluştuğu kısım olup, hudutsuz tek kapasiteye sahip görünmektedir.
Üzerindeki görme, duyma ve başka algılama merkezleriyle ve dış dünyayla daimi etkileşim durumunda yer alır.
Bu kapasiteyi nöronlar arasında kurulan ilişkiler karşılamaktadır.
Merak ve alaka eksenli bulgular, hisleri uyandıran hadiseler olmasından, orta beyindeki hipokamp, giriş vizesi vermekte, bulgular beyin korteksi üstüne kaydedilmektedir.
İstatistikler, tek toplumda fakat yüzde 7-10’luk talebe kesiminin her şeye karşı meraklı olduğunu işaret ediyor.
Bunlar ek tek motivasyona gereksinim duymadan alaka ve meraklarının yüksekliği nedeniyle öğrenmeyi her ortamda başarırlar.
Bu halde eğitimde esas endişe ve amaç, yüzde 90’lık devasa çoğunluğun neden motive edileceği üstünde düğümlenmektedir.
Bu yüzden aktif ve doğru eğitim desenleri, öğretmenin iyi ders verme ve iyi ders anlatmasından değişik tek vaziyet meydana koymakta; “iyi motive etme ve merak ve alaka uyandırmayı” öne çıkarmaktadır.
Bu yüzden de “Merak ilmin hocasıdır” denilmiştir.
İnsanlar, tekilce öğrenmeyi isterlerse öğrenirler.
Kendilerini, merak ve dikkatlerini beslerlerse geliştirebilirler.
Enerji ve güçlerinin kaynağı kendileridir.
Bir bulguyu şuurlu olarak istemeyen ve bulduğunu da şuurlu olarak özümsemeyen ve kullanmayan şahıs gerçekte öğrenmeyi başaramamış demektir.
Beyin Loplarının Öğrenmedeki Yeri
Birçok deneme neticeninde, beynin sol lobunun, konuşma, matematiksel işlemler, diziler, rakamlar ve çözümleme gibi konularda defa üstün bulunduğu, mantıklı ve doğrusal çalıştığı belirlendi.
Araştırma neticeleri beynin sağ lobunda, ritim, hayal kurma, renkler, ebat, hacim, müzik gibi işlevlerine yapıldığını meydana koymaktadır.
Beynin sol yönü bulguyu mantıklı ve doğrusal olarak işlemekte, sağ lop ise artistik yönü oluşturmakta, detaydan defa resmin bütünüyle ilgilenmekte ve bulguyu biçim ve hayal gücüyle işlemektedir.
Sağ lobun hisler, inanma ve hayallerin tesirinde bulunduğu ve fotoğrafik, başka bir deyişle bütünsel öğrendiği meydana çıktı.
Bu yüzden bulguyu sıra ile işleyen sol lobun aksine, sağ lobun öğrenmede defa daha süratli ve tesirli bulunduğu anlaşıldı.
Ayrıca, insanın mucitlik ve üretkenlik bölümü sağ lop işlevleri arasında bulunmaktadır.
KİTAP OKUMAK BEYNİ Ilerleten EN Ehemmiyetli FAALİYETTİR
Kitap okurken genellikle her iki lop beraber koordineli tek şeklinde çalışmak mecburiyetinde kaldığından kitap okumak beyin loplarının balanslı gelişiminde en yararlı faaliyetlerdendir.
Sol lopça takip edilen ve kavranan sözel kavramlar, sağ lopla tasvir edilir, biçim, imge ve yeni düşüncelere dönüştürülür, canlandırılır.
Halbuki, televizyon seyretme sağ lobu genellikle pasif halde bırakmaktadır.
Bu yüzden de beyin gelişimine pozitif tek katkı sağlamamaktadır.
İnsanların yüzünü basitçe hatırlarken, adını hatırlamada zorlanışımız sağ lobun öğrenmede sol lopdan ne derece tesir olduğunu gösterir.
“Bin kez duymaktansa tek kez görmek yeğdir” Çin atasözü de bu gerçeğe parmak basmaktadır.
“Hafıza şekillerle, temsillerle çalışır ve bulguyu resimlerle işler” şeklinde ifade edilen bellek gerçeği gerçekte, sağ lobun biçim, fotoğraf, hareket ve boyuta duyarlılığı; hayallerin ve yapımcı düşüncenin merkezi olması vesilesiyle öğrenmede fevkalade tesir ve fonksiyona işaret etmektedir.
Bazı kişiler okuduğu, gördüğü ve duyduğu verileri basitçe ve derhal hatırlıyorlar.
Bunlar fotoğrafik hafızaya sahip insanlardır.
Fotoğrafik hafızaya sahip kişiler üstünde seneler süren ilmi incelemeler yapılmıştır.
Bunların en ehemmiyetli özellikleri beynin her iki lop işlevlerini beraber ve balanslı olarak kullanmalarıdır.


#beyinnasılçalışır
#beyinnasılçalışırmakale
#beyinveöğrenmeppt
#beyinveöğrenmepdf
#beyinnasılhareketegeçer
#beyinyapısıveöğrenme
#ilkelbeyinnasılçalışır
#nasılöğrenir
Beynimiz Nasıl Öğreniyor?

"Beynimiz Nasıl Öğreniyor?" konusunda yorum yapmak için üye girişi yapmanız lazım. Üye değilseniz buradan üye olabilirsiniz.

Orqun şu an "beta" sürümüyle yayındadır. Karşılaştığınız aksaklıklar ya da önerileriniz için İletişim sayfamızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.