Adnan Kaşıkçı

26 Şubat 2019, Salı 12:46

Bilgisayar tarihçesine tek göz atarsak, bilgisayar fikrinin epey eskilere dayanmadığını görürüz.
Daha 1830'larda Charles Babbage (1792-1871) fark makinesini ve sonrasında analitik makineyi yapmasıyla hesaplama işlerinin elektro mekanik araçlara yaptırılması ve neticelerin elde edilmesi fikiri doğmuştu.
Charles Babbage yaptığı bu makineler ile etkin neticeler elde edememesine karşın, bilgisayarların temelinin onun doğrulusunda atıldığı kabul edilmektedir.
1850 seneninde George Boole kendisi isimiyle hatıralan ve yanlızca 1 ve 0 rakamlarının kullanıldığı Boole Cebiri sistemini bularak, bilgisayarların gelişmeyi üstünde ehemmiyetli rol oynamıştır.


1890'da Herman Hollerith doğrulusunda, delikli kartlarla bulguların yüklenebildiği ve bu bulgular üstünde toplama işlemlerinin yapılabildiği tek elektro mekanik vasıta geliştirdi.
Bu hesaplayıcı ABD’nin 1890 nüfus sayımında etkin biçimde kullanıldı.
İlk analog bilgisayar 1931 seneninde Vannevar Bush doğrulusunda gerçekleştirildi.
Buna mukabil, ilk sayısal bilgisayarı George Stibiz 1939'da New York’taki Bell Laboratuvarında üretti.
Stibiz çift sistemi bu makinaya uygulayarak komplex sayılarla aritmetik işlemler yapılmasını sağladı.
Bilgisayarlar ile ilgili en ehemmiyetli ve süratli gelişmelerin 2.
Dünya Savaşından ardından başladığı görülüyor.
Haward Aitken IBM ile işbirliği inşa etmek suretiyle 1944'de MARK I’i bitirdi.
Bu bilgisayar ufak kapasiteli olduğu halde o günün koşullarında devasa tek muvaffakiyet olarak kabul edildi.
MARK I’e bulgular delikli kartlarla veriliyor ve neticeler yeniden delikli kartlarla alınıyordu.
Bir küme bilim kişiyi doğrulusunda 1945'de ENIAC adlı tek bilgisayar yapıldı.
ENIAC askeri hedefler için geliştirildi.
Radyo lambaları kullanılıyordu ve MARK I’e göre nispeten epey hızlıydı.
Bu bilgisayar ile elektronik bilgisayara geçiş başlayarak ve mekanik donanım konumunu elektronik devrelere bırakmıştır.
Ticari amaçlarla kullanılabilen ve seri durumda üretimi uygulanan ilk bilgisayar UNIVAC I oldu.
Bu bilgisayarın giriş-çıkış birimleri manyetik bant idi ve tek yazıcıya sahipti.
Aynı senelerde IBM 701 bilgisayarı pazara çıktı.
Bu bilgisayarın vakum tüplü ve kolay biçimde programlanabilen tek yapısı bulunuyordu.
IBM firması 1958'den ardından bilgisayarda vakum tüpleri adına diot ve transistorları kullanmaya başladı.
Buna bağlı olarak daha ufak, hafif ve daha düşük ısınan bilgisayarlar pazarlandı.
Ayrıca malumat depolama ortamları olarak disk ve tamburlar kullanılmaya başlandı.
1964 seneninden ardından transistorların konumunu tümleşik devrelerin alması bilgisayar bünyesindeki ilerlemelere ivme kazandırmış; daha süratli, emin ve fiyatı daha uygun fiyatlı bilgisayarlar üretilmeye başlanmıştır.
1970 seneninden ardından geniş çapta tümleşik devrelerin kullanılmaya başlanmasının bilgisayar devrimine yeni boyutlar kattığı görülmüştür.
Özellikle 1993 seneninden ardından geniş hafızalı ve süratli bilgisayarlar yanında kuvvetli programlama dilleri ve işletim sistemlerinin meydana çıktığı dikkatleri çekmektedir.
Artık külüstür bilgisayarlarda sarfedilen çekirdek hafıza adına daha uygun fiyatlı manyetik iç bellekler kullanılmakta ve bilgisayar maliyetleri her geçen gün düşmektedir.
İLK BİLGİSAYARLAR


Bilgisayardan, PC, Şahsi Bilgisayar, IBM-uyumlu bilgisayar diye soz edildiğini, bazen 386,486, Pentium adlarıyla adlandırıldığını duymuş olmalısınız.
Biraz henüz ileri gittikçe, ISA, EISA, PCI bilgisayarlardan da soz edildiğine rastgelmişsinizdir.
Biraz henüz yöntem konulara meraklı olanlar, Beygir, XT, Ps/2 gibi terimlere de aşina olmalılar.
1980'lerden bu yana şahsi bilgisayarları ya ana kartının genel mimarisi, veyahut ana işlemcinin modeline göre türlere ayırmak anane oldu.
Şimdi PC dünyasına bir miktar henüz yakından bakabiliriz:
IBM-PC
Bilgisayar çılgınlığını başlatan bu aygıt, 1981 seneninde pazara sürüldüğünde, hangi tür mağazalarda satılabileceği dahi belirlenmiş değildi.
İki gelenek 5.25 inçlik floppy disket sürücüsü olan IBM PC’nin sabit diski yoktu.
Ana işlemcisi Intel 8086 idi; beş gelenek kart yuvası vardı.
Bir müddet ardından IBM bu modele hard disk koydu; fakat RAM çipi olarak bilinen bilgisayarın belleğini meydana getiren çipi alakartla entegre bulunduğu için arttırılması olası değildi.
Elinizde bu tür tek antika bilgisayar varsa, güncellemek güncelleştirmekten vazgeçin; bulunduğu gibi saklayın.
Bir müddet ardından antikacılara veyahut bilgisayar-teknoloji müzelerine satabilirsiniz.
IBM XT
IBM firmasının 10 megabyte hard disk koyduğu ilk şahsi bilgisayarı olan XT’nin CPU’su da ilk PC’ye göre daha süratli Intel 8088'di.
Kart yuvası adedi 8'e çıkartılmıştı.
8-bit deyim edilen standartta kart kabul eden bu bilgisayarın da bu gün layık bulunduğu tek yer müze!
IBM AT
1985'te pazara sürülen ve günümüz şekliyle PC’nin realite büyükannesi olan Beygir, Intel 80286 CPU üstüne inşa edilmişti.
Orijinal PC’ye göre beş kere henüz hızlıydı ve 16-bit standardında kart kabul ediyor idi.
IBM firması, bu bilgisayarla, ISA tecrübe et ana kart mimarisini tüm endüstrinin yararlanabileceği şeklinde kullanıma açtı.
ISA tüm bilgisayar endüstrisi için standart mimari mananına geliyordu; nitekim öyle de oldu.
Bir anda yüzlerce şirket, Beygir ile ahenkli cihazlar imal etmeye başladı.
Modemlerin, tarayıcı ve başka harici cihazların bilgisayara bağlanmasında sarfedilen ara-birim kartlarının tek anda mağazaları doldurması, bu standardın harbiden tüm sanayi doğrulusunda kabul edilmesiyle olası oldu.
Ancak Beygir bilgisayarların ana kart sürati bugünkülere nispeten oldukça düşük bulunduğu için bu tür tek bilgisayarın yeni kartlarla güncelleştirilmesi, yeni kartlara verilecek paranın çöpe atılması gerçekleşir.
IBM-AT bilgisayarın ana kart büyüklüğü, günümüzdeki çağdaş kartlarla aynısı olduğuna göre, kasasının boş kutu olarak değerlendirilip, içindeki herşeyi değiştirmek olasıdır.
Ancak orijinal AT’nin efor birimine ayırdığı yer epey ufak bulunduğu için, güncellemek için göstereceğiniz zahmet, boş kutu masrafından sağlayacağınız tasarrufa değmeyecektir.
PCjr ve PS/2
ISA standardının kabulü ile IBM dışındaki firmaların IBM-uyumlu olarak bilinen bilgisayar imalatı da süratlendi.
IBM’in ilk Beygir bilgisayarları epey pahalı idi.
Diğer firmaların IBM-uyumlu bilgisayarları ise epey henüz ucuzdu.
IBM, 1986 ve 1987 senelerinde çıkarttığı PCjr modeli ile başka firmalara kaptırmaya başladığı ev-bilgisayarı pazarını geri almaya çalıştı.
PS/2 ise, IBM farklı firmalar doğrulusunda benzerinin yapılmasına destur vermediği tek mimari ile yapılıyordu.
IBM bu mimariye MCA (Micro Channel mimarisi) ismini veriyordu.
ISA’dan değişik, günümüzdeki Tak-Çalıştır türü kartlar gibi, MCA bilgisayarları için yapılacak kartların ayarlarının kullanıcıları doğrulusunda değil, bilgisayar doğrulusunda otomatik yapılacak olmasıydı.
Ne var ki, bu taktik tutmadı.
PCjr, oldukça az becerili oluşu; PS/2 ise herhangi bir mağazadan satın alınabilecek ISA kartları kabul etmediği ve MCA kartları diğerlerine nispeten üç-dört kat henüz pahalı bulunduğu için PS/2 bilgisayarları birkaç şahıs ve firmanın antikaları arasında bulundu.
IBM, ardından çok duyurmadan, PS/2 bilgisayarların ISA modellerini de çıkarttı.
Eğer bu tür tek bilgisayara sahipseniz, anakart yeri yeni anakartları alacağı ve efor birimine bölünen köşe epey geniş bulunduğu için tümşeyleri güncellemek şartıyla, boş kutusu olarak kullanabilmeniz mümkün.
Ancak dökme-metal şasesi sebebinden yerinden kaldırması zorlayıcı PS/2, kullanıcıya yaşamı bayağı zorlaştırabilir.
386, 486 ve PENTIUM
Ve geldik günümüzün çağdaş bilgisayarlarına.
1987'den ardından Intel firması her iki senede tek ana-işlem çipini daha süratli ve daha fazla prosedür yapabilen modellerle geliştirmeye başladı.
486'yı 586 izledi.
Bu sırada başka firmalarda CPU geliştirmeye ve kendisi çiplerine Intel-benzeri adlar vermeye başlamışlardı.
Intel firması, rakamdan meydana gelen marka ve mamul adlarının telif hakkını korumanın efor, hem de olanaksız olduğunu efkâr şeklinde öğrenince, 586 çipine “beş sözcüğünün Latincesinden (Penta) türetme Pentium ismini verdi.
(Pentium ismi o kadar tuttu ki, Intel 686 ve 786 olması lüzumlenen çiplerine Pentium II ve Pentium III ismini verdi.)İntel Ailesinin Gelişimi
Intel firmasının 386 çipi ile ilerlettiği malumat prosedür tekniği, sonraki tüm çiplerinde aynen uygulanmıştır.Bir farklı söylemle 486 ve Pentium çipleri yanlızca henüz ilerlemiş 386'dır.
Bugün yanlızca “386-çipi” diye isimlendirilen ISA mimarisinde inşa edilmiş bilgisayarlar, bellek ve hard disk alanına göre çağdaş işletim sistemlerinin tek versiyonu ile çalışırlar.
Bu tür bilgisayarlarda CPU, RAM ve Hard disk imkanlarına göre Windows 3.1, Windows 3.11, Windows 95…2000,Windows NT işletim sistemini görebilirsiniz.
“Açık sistem” ya da GNU gurubu olarak bilinen işletim sistemleri (Linux gibi) 386-tipi bilgisayarlarda yeni Windows sürümlerine göre henüz ferah çalışır.
Intel 386 ya da Intel 486 (ve bunların dengi olan AMD ve Cyrix çipleri) tespit edilen bilgisayarlar, ISA ve bunun geliştirilmişi olan EISA mimariye sahiptir; başka bir deyişle çarşıdan alacağınız herhangi bir ara-birim kartını takabilirsiniz.
Fakat Intel, ISA’nın ve EISA’nın en devasa zorluğu olan, takılan kartın ince ayarlarının kullanıcıları doğrulusunda yapması zorunluluğunu yok eden ve yerine kısaca PCI dediği yeni bilgisayar mimarisi geliştirdi.
PCI mimarisinin en devasa özelliği bu mimariye makul kartlar katıldığında kartın bilgisayarla ahenkli duruma getirilmesi için hiçbir ayarının yapması mecburiyeti (ve fazlası vakit imkanı) olmamasıdır.
Bu tür tek kartı ISA ve EISA bilgisayara takamazsınız, fakat PCI mimarisindeki ana kartlarda çoğunlukla birkaç ISA, hem de EISA kart yuvası bulunabilir.
Çeşitli ana kart şirketleri, 386 çipinden CPU’yu takılıp çıkartılabilen tarzda yapıyorlar.
Ayrıca 386-tipi ile bilgisayarın bellek çiplerinin de değiştirilmesi ve artırılması olası duruma geldi.
Bu tür tek ana karta sahipseniz, devasa tek olasılıkla bilgisayarınızın CPU, RAM gibi çoğu nedenini yenileyebilirsiniz.
Intel Firması 1968 seneninde bellek bütün devreleri inşa etmek emeliyle heyetti.
Üretecekleri tek adisyon makinesi için CPU bütün dönemi isteyen, adisyon makinesi yapan tek firmanın talebi; ve yeniden üretecekleri tek terminal için yeniden kalifiye tek bütün dönem isteyen, başka tek firmanın isteklerini karşılamak için, Intel firması 4004 (1971) ve 8008 (1972) CPU’larını yapmıştır.
Mikroişlemciler ve mikrobilgisayarların sınıflandırılmasında asli tek değer, mikroişlemcinin tümdevre-üzerinde prosedür yaptığı en uzun verinin bit adedi, başka bir deyişle sözcük uzunluğudur (word length).
4-bit prosedürcü olan 4004 ve 8-bit prosedürcü olan 8008'den başlamış, mikroişlemciler ve mikrobilgisayarlar için, 4-bit, 8-bit, 16-bit, 32-bit, 64-bit gibi data uzunluk standartları doğmuştur.
Intel, bu ilk müşterilerden başkasının, 4004 ve 8008 bütün devrelerine alaka göstereceklerini ön görü etmediği için, imalat hattını düşük kapasitede tutmuştu.
Fakat tahminlerinin aksine, bu bütün devrelere epey devasa tek alaka oldu.
Bunun neticesi ve bu arada 8008'in 16K’lık bellek limitini aşmak emeliyle, Intel firması 1974 seneninde genel-amaçlı 8080 CPU’sunu üretti.
Birden bu bütün döneme devasa tek talep oldu ve kısa bir müddet içerisinde 8080, 8-bit mikroişlemci sanayi standardı oldu.
Intel, iki sene ardından 1976'da, ilerlemiş tek 8080 işlemcisi olan 8085'i pazara sürdü.
Intel 1978 seneninde ilk 16-bit mikroişlemci olan 8086'yı üretti.
8086 henüz evvelki 8080/8085 ürününe kimi yönlerle benzemesine rağmen, iki prosedürcü ailesi birbiri ile ahenkli değildi.
Bir sene ardından 1979'da imal edilen, 8086'nın 8-bit data yoluna sahip versiyonu olan 8088, 1981 seneninde imal edilen IBM PC mikrobilgisayarlarının ilk işlemcisi meydana gelmiştir.
Kısa müddette endüstrinin 16-bit mikroişlemci standardı olan 8086/8088, şu zamana kadar kadar uzanan birçok farklı ürünüyle , x86 ailesi diye isimlendirilen mikroişlemci ailesinin çekirdeği (core) oldu.

ilk bilgisayar nasıldı

#ilkbilgisayarhakkındabilgi
#ilkbilgisayarnasılçalışıyordu
#dünyanıneneskibilgisayarı
#ilkbilgisayarnezamanicatedildi
#ilkbilgisayarınözelliklerimaddelerhalinde
#ilkbilgisayarnasılbulundu
#bilgisayarınicadıkısaca
#ilkbilgisayarnezamanicatedildi
#bilgisayarıkimicatetti
#bilgisayarınicatolmaözelliğinedir
#bilgisayarıntarihçesikısaca
#bilgisayarnasılicatedildi
#ilkbilgisayarnasıldı
#bilgisayarınbulunuşhikayesi
Bilgisayarın Buluşu, Tarihçesi Ve Dünyanın İlk Bilgisayarı

"Bilgisayarın Buluşu, Tarihçesi Ve Dünyanın İlk Bilgisayarı" konusunda yorum yapmak için üye girişi yapmanız lazım. Üye değilseniz buradan üye olabilirsiniz.

Orqun şu an "beta" sürümüyle yayındadır. Karşılaştığınız aksaklıklar ya da önerileriniz için İletişim sayfamızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.