Bayram Ali Düğü

01 Mart 2019, Cuma 08:07

Teknolojik ilerlemeler bütün süratiyle sürmesine, her geride bıraktığımız gün insanoğlunun faydasına yeni ürünler çıkarılmasına karşın kimi gereksinimlere yönelik farklı çalışmalar tam gaz devam ediyor.
Üzellikle bugünkü dünyasının belki de aktüel ve en ehemmiyetli gündem maddesi olan enerji ve bilgilerine yönelik çalışmalar epey ilgi çekmekte.
2000’li senelerde dahi enerji politiklarına yönelik olarak savaşların çıktığını , çoğu inceleme şirketinin projeksiyonlara göre 2020 senesi eşliğinde dünyanın enerji ile ilgili ciddi sıkıntılar yaşayacağını hem de 2030’lı seneler eşliğinde ülkemizin içerisinde yer aldığı jeostratejik ehemmiyeti tartışılmaz olan sıcak alanda, su bilgilerine yönelik savaşların ortaya gelebilme şansına değin senaryoları dahi düşündüğümüzde enerji ciddi tek mevzu olarak karşımızda durmakta.
Günümüzde dünya enerji talebinin devasa tek bölümü birincil enerji kaynağı olarak malum fosil yakıtlardan karşılanıyor.
Ama birincil enerji kaynaklarının dünya üzerindeki rezervleri çok az, az olmasının yanısıra ilk olarak etraf kirliliği olmak suretiyle kimi ehemmiyetli olumsuzuklara sahip olması da teknoloji firmalarını yeni arayışları doğru zorlamakta.
İşte bu noktada kullanmak mümkün enerji kaynağı olarak varsayılan ehemmiyetli meziyetelere bulunduran hidrojen, önemli oranda popülerleşmeye başladı.
Hidrojen’in ilk öneme alınması lüzumlenen noktası, süregelen biçiminde bulunabilen elemet olmasının dışında kendisinden elde edilecek enerji verimliliği yada miktarı yönünden de en verimli materyallerden biri olması geliyor.
Hidrojen mutlaka tabii tek yakıt tarzı yada türü değil.
Başta su olmak suretiyle farklı hammaddelerden elde edilebilen sentetik tek yakıt tarzı.
Hidrojenin nihai senelerde ehemmiyet kazanmasının sebepleri arasında, sektörel eksprlerin altını çizdiği en ehemmiyetli noktalar, etraf arkadaşı olması ve zehirli tek tesiri bulunmaması, tükenmez başka bir deyişle yenilenebilir tek enerj kaynağı olması, bilhassa depolanabilme ve taşınabilme imkaanı sunması ve başka enerji çeşitlerine kolaylıkla çevrilebilir olması eşliğinde bu yazımızda da ağırlıkla bahsedeceğimiz emeliyle benzine göre yanma enerjisinin nerdeyse 2,5 kat daha çok olması ve depolanabilmesi (gaz yada sıvı olarak tanklarda saklanabiliyor) ile Hidrojen önemli oranda ilk olarak araç şirketleri olmak suretiyle muhtelif teknoloji şirketlerine göz kırpmaya sürüyor.

BMW Hydrogen 7 Modelini Gün Yüzüne çıkardı
Dünyanın önde gelen araç şirketlerinden bir tanesi olan BMW (Bayerische Motoren Werke) uzun vakittir tabiat arkadaşı araç projesi ve firmanın kendisi temiz enerji stratejisi kapsamında farklı incelemeler yapamktaydı.
Üzellikle firmanın son günlerde incelemelerini Hidrojen ile gayret gösteren araçlara doğru kaydırdığı sektör doğrulusunda biliniyordu.
Firma 1-10 Aralık 2006 tarihleri arasında Las Vegas’da yapılacak araç fuarı evvel yeni Hydrogen 7 modelini gün yüzüne çıkardı.
Firmanın tepe model serisini meydana getiren 7 serisi ürün gamına dahil olan Hydrogen 7’yi firma “Ultimate Hydrogen Machine” olarak tanımlamakta.
Hidrojen tabanlı, performansa dönük ve lüks gereksinimleri karşılamaya yönelik hazırlanmış dünyanın ilk sedanı olacak olan Hydrogen 7 BMW’nin temiz enerji startejisinin tek parçası olarak tasarlandı.
13 Kasım’da üretimine başlanan vasıta limitli sayıda üretilecek ve sıkı tek araştırma neticeninde tespit edilen alıcı ya da sürüclere 2007 senesi içinde teslim edilmeye başlanacak.
Hydrogen 7 gücünü 12 silindirli 260HP (HP: Horse Power / At Gücü) motordan almakta.
Bu motor bilhassa BMW 7 serisinin ağırlıına karşın aracı 0-100KM’ye tahminen olarak 9,5 saniye’de çıkabilmekte.
Aracın maksimum hızı 143 mil olarak belli ve elektronik olarak sınırlandırılmış.
Zira bilindiği emeliyle BMW ve başka kimi devasa yapımcılar yüksek hacimli ve kuvvetli motor ile donattıkları araçlarında çoğunlukla 250KM’yi eşik olarak kabul ederler ve ertesi için elektronik limitleyici kullanırlar.
Bunda esas emel yüksek hızlara karşı sürücüyü ve yolcuları koruyabilmek.
Hydrogen 7’nin mevcut motorun gücünü ve performanasını benzinli sürümüne karşı kavramak yönünden yeniden BMW’nin 760Li modelinde sarfedilen 6 litre V12 motora bakarsak, 438 at üretebilen bu motor BMW 760Li’yi 0-100KM’ye yakaşık olarak 5,7 saniyede çıkarabilmekte.
BMW Hydrogen 7 üstünde bulunan çift modlu efor üntesi vasıtası ile aracı dilerseniz Hidrojen ile dilerseniz herkezin bildiği benzin ile kullanabilirsiniz.
Araç tek tek tuş yardımı ile kullanım olarak hidrojenden benzine yada benzinden hidrojene geçebiliyor üstelik bu geçis esnasında efor ve tork değerlerinde de herhangi bir farklılık olmuyor.
Yani 2 moddan rastgele birine geçmek, aracın sürüş dinamiğinden yada performansından herhangi bir şey kaybettirmiyor.
Bu noktada aracın yaşadığı belkide en ehemmiyetli mesele Hidrojen ihtiyacını giderebileceği istasyon yada istasyon şebekesi yaygınlığında yaşanılan külfet.
Başta Amerika olmak suretiyle kimi G8 ülkelerinde hudutlu sayıda tespit edilen hidrojen istasyonlarının sayısındaki azlık aracın gereksinim duyduğu su’dan üretilmiş hidrojen temini ile ilgili külfet yaşatabiliyor.
Gerçi bu noktada aracın Hybrid yapıda olması tek avantaja dönüşerek benzinli motora geçilebiliyor fakat hidrojen tüketiminin yaygınlaşması hedeflendiği için henüz istasyon sorunu epey ilgi çekmekte bu sebeple araçların bu istikamette kolay kullanımlarını şu an için bir miktar uzak gibi gözüküyor.
Her ne kadar BMW Hydrogen 7 eşliğinde kimi yapımcıların benzer desenleri olsa dahi bu modeller şu an için kaptan model olma fonksiyonunu görmekteler.
Zira araç yapımcıları için fosil yakıtlar hala ön tasarıda.
Başını Daimler Chrysler ve Audi’nin çektiği, dizel motor tüketiminin yaygınlaşmasını amaç alan BlueTEC ismi altında uygulanan ortak kimi çalışmalarda yok değil.
Bu çalışmada emel gezegenin en temiz ve tabiata minimum zararı dokunabilecek dizel yakıtını araçlarda kullanabilmek.
Bunu sağlayabilmek içerisinde kesinlikle ki teknolojinin nimetlerinden faydalanılıyor.
Kullanılan oldukça ilerlemiş filitreler ve kalifiye kimyasallar ile nitrojen bazlı emisyon değerlerinin düşürülmesi hedefleniyor.

Ford Yeşil Pencereden Bakıyor
Birçoğumuz gazete yada ekonomi yayını yapmış televizyon kanallarında görmüşüzdür.
Ford son günlerde bilhassa içerisinde yer aldığı ekonomik sıkıntılar ile gündeme gelmekte.
Üyle yada bu tür otomotiv sektörünün gelişmesinde ehemmiyetli hissesi ve piyasa içerisinde hala ciddi tek yeri olan firma, içerisinde yer aldığı bütün ekonomik sıkıntılara karşın teknolojik çalışmalara ve Ar-Ge’ye yatırım yapmaya tam gaz sürüyor.
Firma Los Angeles araç fuarında etraf arkadaşı iki yeni SUV ( Spor Utility Vehicle / Spor Etkinlik Aracı ) modelinin tanıtmını yapmaya hazırlanıyor.
1960 ve 70’li senelerde Mustang gibi araçların altınza imza atan ki bu araçların fanatikleri bilir, genellikle Mustang gibi “Amerikan Kası” olarak isimlendirilen araçlara, yolların uzun-boş ve benzinin ucuzu bulunduğu dönemlerın araçları da adı verilir.
İşte benzin canavarı ve etrafa duyarlılık ile ilgili nerdeyse katagoride kalan o araçların yapımcısı Ford, bu gün teknolojinin nimetlerini bitimine kadar kullanarak bilhassa gücünü hidrojen esaslı yakıt hücrelerinden alan 2008 model Hybrid Escape modelinin ayrıntıları da gün yüzüne çıktı.
6 seyahat kapasiteli yeni Explorer 17,000 mil süren deneme sürüşleri neticeninde şu zamana gelebildi.
Araç üstünde 50 kW’lık hybrid batarya ve 2 gelenek 65 kW’lık elektrik motoru yer alıyor.
Motorlar herhangi bir şeklinde yolcuların hareket alanını etkilemiyor.
Zira motolar aracın genel mimarisi içerisinde başka transfer uzuvları ile yakın konumlanırıldığı için kabinde herhangi bir külfet oluşturmuyor.
Yakıt hücreleri ile gayret gösteren yeni Explorer tek tank hidrojen ile tahminen 350 mil gidebilmekte.
Karşılaştırma inşa etmek icabında bu gün 4 çeker V6 motorlu Ford Explorer, tek tank benzin ile 337,5 / 450 mil (şehit içi / Otoyol) gidebilmekte.
Aynı aracın V8 motorlu sürümü ise yeniden tek tank/depo benzin ile 315 / 450 mil (şehit içi / Otoyol) yol kat edebilmekte.

Sonuç
Teknoloji geliştikçe ve bu gelişim doğru yönlendirildikçe insanlığa yaptığı katkıda gelişerek artıyor.
Bugün teknoloji kendimize Hidrojen ile gayret gösteren tabiat arkadaşı, etrafa ve cebe duyarlı vasıta kullanma imkaanı gerçekte sağlayabiliyor.
Tabii uluslar arası arenada o kadar defa değişikliğe uğrayan balans ve paraemetre varki teknolojik gelişimlerin önü bazı zamanlar değişik nedenler ile kesilebiliyor.
Hidrojen ile gayret gösteren araç, metnin girişinde belirtiğimiz emeliyle bütün insanlığa sağlayacağı ortak yararların dışında ülkemiz yönünden de ayrı tek ehemmiyeti var.
Zira bildiğiniz üzere dünya bor rezervi’nin miktar değişik kaynaklar doğrulusunda farklı olarak gösterilse dahi minimum %60’ı yaklaşık ise %75-80’inin ülkemiz topraklarında yer aldığı biliniyor.
bor hidrojen için çok önemli çünkü hidrojen defa düşük sıcaklıklarda sıvılaşmakta (-252 derece), gaz halindeyken defa yer kaplamakta, patlayıcı tek gaz olması nedeniyle taşıma ve depolama işlemleri esnasında tehlikeli vaziyetlere sebep olabilmekte.
Bu sebeple, bor bileşiklerinin hidrojen taşıma kapasiteleri, bu bileşiklerin yakıt taşıyıcısı olarak kullanılabilirliğini göstermekte.
Bilim adamları doğrulusunda meydana eklenilen genel kanaat, bor’un yakıt olarak kullanılmaktan ziyade, yakıt taşıyıcısı olarak misyon yapmaya henüz elverişli ve yeniden yeniden kullanılabilme avantajına mevcut söyleniyor.
Sodyum bor hidritli otomobiller, normal otomobillerin yaptığı kilometrenin iki katına kadar çıkabilmektedir.
Akaryakıtla çalışana göre henüz güvenilir olmakta, etraf kirliliği yaratmamakta.
Hidrojen ile gayret gösteren otomobillerin adedinin her geride bıraktığımız gün yükselmesi bor’a olan gereksinimi da arttıracak buda ilk olarak ekonomi olmak suretiyle ülkemize muhtelif açılardan yarar sağlayacaktır.

#hidrojenarabaçalışmaprensibi
#yakıthücreliaraçlar
#hondahidrojen
#toyotamirai
#hidrojencar
#toyotafcv
#hidrojenarabasınedirnasılçalışır
#hidrojenüretimi
Hidrojen Kullanan Otomobiller

"Hidrojen Kullanan Otomobiller" konusunda yorum yapmak için üye girişi yapmanız lazım. Üye değilseniz buradan üye olabilirsiniz.

Orqun şu an "beta" sürümüyle yayındadır. Karşılaştığınız aksaklıklar ya da önerileriniz için İletişim sayfamızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.