Freud Fetih

10 Mart 2019, Pazar 03:10

Mistik ve soyut sanatın lideri olan Klint, 1862 seneninde Solna, İsviçre'de Protestan bir çiftin çocuğu olarak doğdu.
Çocukluğunun fazlasını, babasının vesilesi ile deniz akademisi olan Karlberg kalesinde geçirmiştir.

İlk olarak Kerstin Cardon'un gözetiminde classic portre çalışmalarını sürdürerek, son zamanlarda Konstfack olarak bilinen Yöntem Okulu'nda eğitim aldı.
Bu müddet zarfında, ruhsal ve görülmeyen olanlara karşı kuvvetli eğilimlere sahipti.
Ablasının ölümü eşliğinde derin bir efkâr yaşadı.
Ruh dünyası ile diyalog yaratmayı hedefleyen mizahi küme toplantılarına katılmaya başladı.

1882 seneninde Stockholm Krallık Sanat Akademisine girerek orada çalışmaya başladı.
Burada Classic sanat eğitimine devam ederek 5 sene kaldı.
Mezun olduktan sonra, Stockholm'ün oyuncu semtinde bir sanat stüdyosunda burs kazandı.
Peyzajları ve portreleri süratle finansal bağımsızlığını kazanmasını sağladı.

1896 seneninde, dört bayan oyuncu arkadaşıyla beraber The Five (De Fem)'i kurdu.
Grup, her hafta 1906 seneninde kadar, tasarısız serbest akışlı yazı ve çizim ile tecrübe inşa etmeyi amaçladı.
(sözde "gerçeküstü ceset" çizimleri, sonra Sürrealistler aracılığı ile ele geçirilen bir terim / süreç) Sanat yapmanın henüz sezgisel ve direk bir yolunu buldu ve bilinçsizliği sanat yapma motivasyonu olarak kavradı.
Paradoksal olarak, soyut arayışlar çevresindeki görünür dünyayı derin ayrıntılarla anlamaya çalıştı.

İsveçli botanikçi Linnaeus aracılığı ile yürütülen ve 1900 seneninde bir veteriner enstitüsü için kroki olan hayvanlar ile de çalışmaya başlamıştır.
Aynı vakitte, görünmez dünyaya olan derin hayranlığı da devam etmiştir.
X-ışını makinesinin, elektromanyetik dalgaların ve telgrafın icadı ile günümüzün ilmi keşiflerinin yanında, Rus filozofu, Madame Blavatsky ve Anthroposophy aracılığı ile kurulan Theosophy ilk olarak olmak üzere Avrupa genelinde tasarlanan ruhani teorilere olan yakınlığı ilebilinir.
Antropoloji, Avusturyalı filozof Rudolf Steiner aracılığı ile tasarlanan ve maneviyatın hem bilim hatta sanat yolu ile rasyonel olarak anlaşılabileceğine değin Steiner'in düşüncelerine derinden kök salmış bir 'manevi bilim' tanımlamayı hedefleyen ruhani bir hareketin de içerisinde bulunmuştur.

Mavi gözlü olan kara giyen, vejeteryan olan Klint, 1904'te farklı bir dünya deneyiminin sonrasında derinden değişti.
Bir oturum esnasında, astral bir düzlemde resim yapmasını ifade eden bir ses duydu.
'Bu yeni bir hayat felsefesi ilan etme' emriydi.
Bu gerçekte, "bir insanın ebedi yönlerini yapmasını ifade eden Amaliel ismindeki bir gök cemaati üyesinden başka biri değildi" 1906'da 44 yaşındayken, Klint en etkili soyut resim adımını yaşamaya başladı.
1915'te,193 yapıt üretti.
Bunların her biri, tapınak için Fotoğraf Sergisi' olarak isimlendirilen henüz devasa bir gövde aracılığı ile üst üste eklenilen altı diziden biriydi.
Bu kesif yaratıcı müddetçe, "ilahi bir dikte" nin, "yüksek bir gücün" yönlendirme yaptığı konusunda atıfta bulundu.

Bu yaratıcı proses 1908 ve 1912 seneleri arasında kesintiye uğradı.
Bu müddet zarfında geniş çapta kitap okudu ve son günlerde kör duruma gelmiş olan annesinin daimi bakımını yaptı.
1912'den sonra Hilma tapınak serisini canlılıkla boyamaya devam etti, ismini peyzaj sanatçısı olarak sürdürdü ve henüz ehemmiyetli olan şahsi start almasını bir sır olarak gizledi.
1914'te geleneksel resimlerinden arınmış bir biçimde, geleneksel görünüm resimlerinden biri, İsveç'in Malmö şehrindeki Baltık ortaklaşa sergisinde bulundu.

1915'ten sonra, Klimt 'ilahi rehberliğin' sona erdiğini ifade etti.
Buna mukabil sanatçının resme bakışı, ortama göre değişti.
Öncelikle tuval üstüne yağlı boyamaları küçüldü ve kâğıda suluboya ile tecrübe yapmaya başladı.
1917'de, metafiziksel bir bölge olarak tecrübenini detaylandıran Studier över Sjalslivet' (Ruh'un Hayatı Çalışmaları)adlı 1200'den fazlaca sayfa yazı yazdı.

Annesini 1920'de kaybetti ve sonra, dünya dinlerini, çiçeklerin ve ağaçların ilmi inceliklerini araştırarak, epey yaratıcı bir sene geçirdi.
Güney İsveç'te bir kenar şehiri olan Helsingborg'a taşındı ve 1921 ile 1930 seneleri arasında İsviçre'deki Antroposyoloji Hareketi'nin Goetheanum'unu ziyaret etti, Anthroposophy topluluğuna iştirak etti, yeniden Rudolf Steiner ile buluştu ve teorilerine derinden daldı.
Bu müddet zarfında, Klint, kendisi çalışmaları ile ilgilenerek, resimlerini katalogluyor, fotoğraflıyor, pratiğini belgeliyor, mecmualarına ve eskiz defterlerine yazıyor.
Önceki keşiflerini gözden geçiriyordu.
Çalışmalarının müddetinin seyircisi aracılığı ile takdir edilmeyeceğini düşündü, Bu sebepten bütün yaratımlarını yeğenine bıraktı.

Geometri, figürasyon, simgeiclik, dil, ilmi inceleme ve dinin birleşimi, çalışmalarını en geniş sanatsal terimlerle meydana koymasını sağladı.
Soyutlama rotası bu arada kabukları ve çiçekleri de sahibi olan organik büyüme çalışmalarına da dayandı.
Temelde yatan maneviyatı, esin ve yaratıcılığının ana kaynağıydı.
Her ne kadar dünyadan uzak dursa da, en uygun modelin etkin bir şeklinde prova edildiği ufak işbirlikçi kümeler içerisinde bulunduğu görülmektedir.
Doğaya, metafiziğe ve bilinmeze karşı olan ilgisinden harekete geçerek kendisi tarzını oluşturdu.
Avrupa'da hakim olan avangart akımdan uzakta kalarak sanatını icra etti.
1.200'den fazlaca resim, 100 metin ve 26.000 sayfalık nota ve eskizden meydana gelen yapıt bıraktı.
1944 seneninde Sjursholm'de yaşamını yitirdi.

Sanatçının En Önemli Eserleri:
Primodial Kaos, Yetişkinlik, Evrim No12, Kuğu, Güvercin, Altarpano, Parsifal, Budizm Öğretileri, On En Büyük, Atom Serisi, Mahatmas Mevcut Duruş, Buğday ve Pelin, Başlıksız


#hilmaafklintkimdir
#klimt
Hilma Af Klint Hayatı Ve Eserleri

"Hilma Af Klint Hayatı Ve Eserleri" konusunda yorum yapmak için üye girişi yapmanız lazım. Üye değilseniz buradan üye olabilirsiniz.

Orqun şu an "beta" sürümüyle yayındadır. Karşılaştığınız aksaklıklar ya da önerileriniz için İletişim sayfamızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.