Bayram Ali Düğü

01 Mart 2019, Cuma 08:16

Ulaşım teknolojisindeki en enteresan tasarımlardan bir tanesi olan hovercraft, geleceğin aracı olmaya aday. Hareket ettiği zeminin üzerinde süzülerek uçan bu ekstrem makine, hem karada hem denizde yol alabilmesi hasebiyle hiçbir coğrafi hudut tanımadan gezegenin en ücra köşelerine ulaşabilme becerisine sahip. Hovercraft’ın çalışma prensibi, aracın tek hava yastığı üstünde ilerlemesidir. Normal hava basıncından henüz yüksek basınçlı hava, motorlar doğrulusunda zemine doğru püskürtülür ve aracın yerle ilişkisinin kesilmesi sağlanır.
Böylelikle vasıta yerin bir miktar üzerinde hareket eder.
Dikey hareketin yanısıra, aracın ileriye olan hareketi, tabana dik olacak şeklinde yerleştirilmiş pervaneli motorlar doğrulusunda sağlanmaktadır.
Manevra yeteneği ise yeniden bu motorlarının kendisi ekseni çevreninde döndürülmesi ve aracın arka doğrultusunda tespit edilen kanatlar ile sağlanmaktadır.
Alt kısım, etek ismi verilen elastik tek gereç ile çevrilmiştir, böylece hava yastığı tek noktada tutulur ve hava kaçışı engellenir.
Hovercraft kanaati öncelikle 1700’li senelerde İsveçli bilim kişiyi Emanuel Swendenborg doğrulusunda şekillendirildi.
Swendenborg, tersine çevrilmiş tek kayığın altına doğru yeteri kadar basınca sahip havanın verilmesi halinde, bu aracın suyun üstünde kalabileceğini iddia etmişti.
Fakat devresinin teknolojik düzeyi bu projenin yaşama geçirilmesi yönünden daha defa geriydi.
Daha ciddi çalışmalar 1870’li senelerde İngiliz mühendis Sir John İsaac Thornycraft doğrulusunda yapılmıştır.
İngiliz mühendisin kimi deneyler yaptığı ve fikrin patentini aldığı bilinmektedir.
Birçok değişik bilim kişiyi muhtelif tasarımlar yapsa da hiçbiri kuramı kanıtlamaya yetecek kadar etkin olamamıştı.
Ama İngiliz mucit Christoper Cockerel bütün dizayn meselelerini çözerek ilk etkin prototipleri 1950’li senelerde meydana koydu.
Bu başarısından kaynaklı “Sir” unvanına layık görülen Cockerel, 1959 seneninde SR-N1 ismi verilecek olan ilk etkin hovercraftın da üretilmesini sağlamış oldu.
Günümüzde tek kişilik araçlardan dev SR-N4 seyahat hovercraftına kadar defa geniş tek yelpazede üretilmiş olduklarını görüyoruz hovercraftların.
SR-N4, 1970’lerden ardından Manş Denizi’ni oldukça süratli tek şeklinde geçerek Fransa-İngiltere seyahatlerinde en fazla seçenek edilen araçlardan biri olma özelliğini sürdürüyor.
Bu büyük vasıta, 450 yolcuyu ve 65 aracı rahatlıkla taşırken vakitte 90-100 kilometre gibi hızlara da rahatlıkla ulaşabiliyor.
Askeri alanlarda da sarfedilen bu vasıtalar, bilhassa çıkarma emeliyle kullanılmaya defa elverişli olmasından çoğu ülkenin deniz kuvvetlerinde tesir görevler alıyor.
Zemine ilişki etmedikleri için deniz ve kara mayınlarından etkilenmeyen bu vasıtalar, bilhassa Körfez Savaşı’nda aktif olarak bulundu.
Hovercraftın esas üstünlüğü süratli olması, bu arada herhangi bir yola ya da limana gereksinim duymaması.
Sürtünme kuvvetine maruz kalmadığı için yakıt sarfiyatı da epey düşük.
1960’ların başında süratli hovercraftlardan denizlerde, çöllerde veyahut buzlarla kaplı bölgelerde yararlanılabileceği düşünülmüştü.
Fakat hızlıca meselelerin farkına varıldı; tuzlu suyun tesiriyle sık bozulan parçalar ve manevra güçlükleri, bu aracın tam anlamıyla bekleneni vermemesine neden oldu.
Fakat teknolojideki ilerlemeler vasıtası ile bu tasarımın henüz da geliştirileceğine net gözleri ile bakılıyor.
Zaaflarından arındırılıp, iyi bulunduğu konularda geliştirilme aşaması durumunda hovercraftların ulaşımda eşi benzeri olmayan tek yer edineceği şuandan özetlenebilir.

#hovercraftnedir
#hovercrafttürkiye
#hovercraftyapımı
#hovercraftvideo
#hovercraftnedirnasılçalışır
#hovercraftoyuncak
#hovercraftrc
#hovercraftın
Hovercraft: Sınır Tanımayan Araç

Konuya benzer konular mevcut :
"Hovercraft: Sınır Tanımayan Araç" konusunda yorum yapmak için üye girişi yapmanız lazım. Üye değilseniz buradan üye olabilirsiniz.

Orqun şu an "beta" sürümüyle yayındadır. Karşılaştığınız aksaklıklar ya da önerileriniz için İletişim sayfamızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.