Kadir İpek

Kadir İpek @tdkbey

Laktoz; süt ve süt ürünleri olan dondurma, yumuşak peynirler gibi gıdalarda tespit edilen şeker çeşidine verilen isimdir. Laktoz tekilce inek ya da keçi sütü değil anne sütünde de bulunmaktadır. Laktoz intoleransı ise bu gıdaların içinde tespit edilen şekeri sindiremeyen şahıslarda oluşan rahatsızlığa denir.

Laktoz intoleransı olan şahıslar yeteri kadar laktaz enzimi salgılayamazlar. Laktaz, bağırsaklarımız doğrulusunda laktozu sindirmek için sentezlenen tabii enzime denir. Laktaz enziminin az salgılanması ya da yeteri miktarda olmaması neticesi sindirim sisteminde bozukluklar ortaya gelir. Bu da laktoz intoleransı olan şahıslarda gaz, şişkinlik, mide krampları ve ishale sebebiyet verir.

Birçok anne-baba laktoz intoleransı ve süt alerjisi terimlerini karıştırabilir. Bu iki vaziyet benzer açıklanan göstermesine rağmen tamamiyle farklıdır. Süt alerjisi bağışıklık sistemini ilgilendirirken, laktoz intoleransı tek sindirim sorunudur. Çocuğunuzda süt alerjisi mi yok ise laktoz intoleransı mı olduğunu öğrenmek için ile ilgili eksper tek doktora danışınız.

Belirtiler

Laktoz intoleransının ortak bulguları şunlardır;
-Karın ağrısı ve kramplar
-Şişkinlik
-Gaz
-İshal
-Mide bulantısı
-İştahsızlık

Bu açıklanan çoğunlukla laktoz sahibi olan besinler yedikten ya da içtikten ardından 30 dakika ila 2 saat içerisinde görülmeye başlar. Çocuklarda laktoz sindiriminde mesele olup olmadığının muayenesi için, en az 2 hafta süresince çocuğun beslenmesinde bulunan bütün süt ve süt ürünleri çıkarılarak bulguların olup olmadığının gözlemlenmesi önerilir.

Birçok süt ürünü olmayan hazır besinler da laktoz (ör: peynir altı suyu) içerdiğinden, çocukların beslenmesinde bu düzenlemeyi inşa etmek fazlası vakit zordur. Bu gibi haller için, besinlerin etiketinde bulunan maddelerin muhtevası okunmalı ve buna göre tedbir alınmalıdır. Şayet bu yolla değerlendirmenize güvenemiyor fakat çocuğunuzun laktoz intoleransı olduğunu düşünüyorsanız, çocuk hekimi ile görüşmenizi tavsiye ederiz.

Tanı Yöntemleri

Laktoz intoleransı için en süregelen deneme, laktoz soluk testi başka tek isimiyle “hidrojen soluk testi” dir. Bu testle şahsa belirli miktarda laktoz verilmesinden ardından, nefesteki hidrojen seviyeleri ölçümlenir. Laktoz sindirimi normal olan şahıslarda hidrojen, bireyin nefesinde düşük seviyelerde bulunur. Fakat, bağırsaklarda laktoz sindirim süreci sorunlu olan şahıslarda ise tam tersine nefeste hidrojen seviyeleri yükselir.

Rehabilitasyon Yöntemleri

Test neticenine bağlı olarak, hekiminiz sizi tek çocuk gastroenteroloji eksperine sevk edebilir. Gastroenteroloji eksperi, endoskopi ile alınan ince bağırsak örneğinden laktaz ve başka enzimleri ölçebilir. Bu prosedürle dokudan misaller alınarak, bağırsak içinin görüntülenmesi sağlanır.

Laktoz intoleransı olan çocuklar için diyet uygulamalarında çoğu tercih bulunuyor. Başlangıç olarak market alışverişleri ve diyet uygulamalarında aileler zorlanabilir. Fakat laktoz intoleransı tespit edilen çocuklu ailelerin yaşamı, çocuk hekimi ve diyetisyen dayanağı ile kolaylaşır. Aileler günlük hayatlarına rahatlıkla devam edebilir.

#Laktozintoleransıbebekkakası
#Bebeklerdelaktozintoleransınezamangeçer
#Bebeklerdelaktozintoleransıpdf
#BebeklerdelaktozintoleransıKadınlarKulübü
#Laktozintoleransıolanbebeklerdeekgıda
#LaktozintoleransıanneDiyeti
#Laktozintoleransıbelirtileri

Bebeklerde Ben Bilinci

(id: 328)

20 Eylül 2020, Pazar 12:09

Bebeklerde Ben Bilinci

Bebeklerin gelişimini izlemek büyüleyici ve keyiflidir. Her gün yeni bir şey öğrenen, kendisini ve dünyayı keşfeden bebeklerin aylarına göre farkına vardıkları ve kendilerine kattıkları değerler de değişim göstermektedir.

Bu gelişim sürecinde önemli bir kavram olarak karşımıza çıkan benlik, bireyin kendisiyle ilgili görüş ve algı biçimi olarak tanımlanmaktadır ve doğum itibariyle gelişmeye başlar. Gelişimi sağlayan temel faktör bireyin kendisi ve çevresiyle etkileşimidir.

Kişiliğin öznel yanı olan benlik, bireyin kendi kişiliğine ait sahip olduğu fikirdir. Kişinin kendini nasıl tanıdığıdır. Bebeklikte başlayan bu bilinç öncelikle kendisini görsel olarak tanıma, ismine ve “ben, sen, biz” kavramlarına duyarlılaşma olarak ortaya çıkar.

Kişilik kavramının oluşması ve ben bilincinin gelişmeyi 22-24 aylar arasında olur. Bu dönemde bebekler üç zamiri (ben, sen, biz) bilir. Bununla birlikte resimlerdeki eşyanın adını söyler, burun ağız gibi surat bölümlerini tanıyıp gösterir, tuvaletini söyleyebilir, masal dinlemekten hoşlanırlar.

Başka çocuklarla iletişimlerini geliştirerek oyun oynamaya başlarlar. Ebeveynlerinden bağımsızlıkları artar, yataklarında ya da oyun bahçelerinde tek başına zaman geçirmek eskisi kadar rahatsız edici değildir. Aynada kendilerini tanırlar.

Benlik kavramının gelişiminin bebeklikte başlaması bu kavramın gelişiminde çocuğa bakım veren kişilerin; anne, baba, aile büyükleri, bakıcı gibi ne kadar ehemmiyetli tek role sahip olduklarını kendimize göstermektedir.

Onların çocuğa yaklaşımlarında izledikleri metodlar ve yaklaşım şekilleri ilerlemeye başlayan kişilik algısı ve kavramının şeklini çizer. Bu hususta en ehemmiyetli şahıs ise annedir. Doğumla başlayan bu temasta annenin çocuğuna karşı benimsediği, onu kabul eden, seven, takdir eden yaklaşım çocuğun kişilik algısının pozitif şekillenmesini sağlayacaktır.

Bebeklerde ben Çeşitleri
Bebeklerde kırmızı ben

Bebeklerde Ayrılık Korkusu

(id: 327)

20 Eylül 2020, Pazar 12:07

Çocuklar sevimli bir yabancı bile yanlarına yaklaştığına kolayca ağlayabilir ya da birçok şeyden kolaylıkla korkabilirler. Anneden ayrılma, yüksek bir ses, suya girme gibi durumlar bile korkarak ağlama nedeni olabilir.

Bu Vaziyetin Sebepleri Ne Olabilir?

İlk çocukluk dönemlerinde çocuk anneyi, sesini, kokusunu tanır ve validesi yanındayken kendisini güvende hisseder. En küçük tek ayrılık, uzaklaşma dahi çocuğun huzursuz olması için yeterlidir. Baba dahi anne-çocuk arasındaki temasa ardından dahil olur. İlk dönemlerde babalar annenin yokluğunu telafi edemezler.

Her çocuk dönem dönem korkular yaşar. Ehemmiyetli birinin ayrılmasına gösterilen reaksiyon genellikle 6 aydan ardından görülür. Bebek yanısıra olmayan, görmediği bireyin ortadan kaybolduğuna inanır.

Anne bebek arasındaki ilişkinin yoğunluğuna bağlı olarak, ayrılık hatıranda gösterilen reaksiyon de çok olur. 2.yaşın sonlarına doğru reaksiyonun yoğunluğu azalmaya başlar. Normal bölünme kaygısı 18 maaş iken en kesif durumuna ulaşır. 3 yaş seviyesinde çocuğun ayrılmayı bilişsel olarak algılama kapasitesi ilerlemiş ve bunun geçici bulunduğu fikri yerleşmiştir.


Anne-çocuk temasının değişik bulunduğu durumlarda bölünme kaygısı henüz erken ve kesif olarak meydana çıkabilir. Yabancılarla temasın az bulunduğu, annenin bebeğin bakımını tek başına üstlendiği ve endişeli bulunduğu durumlarda bebek de annenin yokluğunu, ayrılığı tolere etmekte daha çok zorlanır.

Çocuk kendisini yalnız, güvensiz hissettiğinde huzursuzlanır ve birçok ikazcı, rahatsız edici, (kalabalık, hengâme vs.) ürkütücü olarak algılanabilir.

Ayrılma kaygısı, çocuğun bağlandığı şahıstan (genellikle anne) ayrıldığında yaşından beklenenden çok tek şeklinde reaksiyon gösterdiğinde patolojik (normal dışı) sayılmaktadır.

Bu Hallerde Anne-Babalar Sebep Davranmalı?

Ayrılık esnasında çocuğun bilgilendirilmesi önemlidir. Çocuk reaksiyon verse de anne gideceğini ve döneceğini çocuğa söylemelidir. Evvel kısa müddetlerle çocuk annenin gidip dönmesine alışmalıdır.

Bu denemelerde çocuğun kendisi evinde alışık bulunduğu tek yetişkinle kalıyor olması önemlidir. Ayrılığa çocuktan evvel anne hazır olmalıdır. Şayet anne çocuğu kolaylıkla bırakabilirse çocuk da bu ayrılığı henüz ferah karşılayabilir.

Bu Yaş Devresine Ilişkin Bu Mesele Ne Kadar Devam Ederse Mesele Olabilir?
Eğer çocuk 2.yaşın sonlarında hala anneden ayrılamama nedeniyle kesif korkular yaşıyorsa, aşırı kaygılıysa profesyonel tek yardımın ihtiyaç duyulan bulunduğu düşünülmelidir.


#Bebeklerdeterkedilmekorkusu
#Çocuğunayrılıkkaygısı
#Bebeklerdeyabancıkorkusu
#Ayrılıkkaygısıbozukluğu
#Yabancıkorkusuveayrılıkkaygısı
#AYRILMAkaygısıbozukluğuvakaörneği
#Annedenayrılmakaygısı
Bebek doğduğu andan itibaren ilgi ve dayanıklılık ister. Beslenme, gece uyanmaları gibi durumlar birleşince uykusuzluk da baş gösterir. Bu dönemde anne ve babanın düzen ve süreklilik içinde sağlayacağı ruhsal ve fiziksel doyum bebeğin ileri dönemlerdeki gelişimi için oldukça önemlidir.

Bebek bakımında annenin rolü kadar babaya da sorumluluklar düşer. Bebek doğduktan sonra ‘sen yapamazsın’ uyarıları ile çevredekiler tarafından uzak tutulan babalar, kendilerine yer kalmadığı için geri planda kalabilirler.

Bunun bir nedeni bebeklerle ilgilenmenin sadece annenin işi olduğuna ilişkin olumsuz inançları ya da kendilerini bebek bakımı konusunda yetersiz hissetmeleridir. Anne ve baba bebeklerinin bakımı konusunda beraber çalışabilir, iş bölümü yapabilir.

Baba Bakım Sürecinde Aktif Yer Almalı

Bebeklik döneminde sağlanan bu ilişki çocuğun korunma duygusunun, güven duygusunun gelişimine katkı sağlar. Anneler bebeğin bakımı konusunda genellikle tüm sorumluluğu üstlenirler.

Çocuğuna bakmak için çalışmayı bırakan ya da erteleyen anneler evin her işini de üstlenmeli mi? Baba bu sürecin içinde gönüllü olarak aktif bir şekilde yer almalı. Baba sadece ‘alışveriş’ gibi fiziksel düzenlemelerden sorumlu bir yardımcı değil işbölümü ile anne yemeği hazırlarken baba da bebeğin gazını çıkarmak, altını değiştirmek, biberon ile karnını doyurmak gibi sorumluluklarda aktif rol alabilir.

Anne ve Babalar Beklentilerinizi ve İhtiyaçlarınızı Birbirinizle Konuşun!

Bebeğiniz ile başlayan yeni hayatınızı düzenleyin. Ev işleri ve bebeğin bakımı ile birlikte evde yapacak çok iş var. Anne ve babalar doğru planlama ve iletişim ile yeni sorumlulukların üstesinden gelebilirler.

-Hangi iş size daha uygun? Altını değiştirmek mi?
-Hangi işi yapmaktan keyif alıyorsunuz? Bebeğinizi kollarınıza alıp uyutmak mı?
-Hangi işi yapmayı sevmiyorsunuz?

Anne ve babalar ev sorumluluklarının üstesinden gelebilmek için program yapabilirler. Örneğin dönüşümlü olarak haftanın belli günleri, sabah kahvaltısını hazırlama, gece uyanmaları, bebeğin altını değiştirme, karnını doyurma gibi sorumlulukları programlayabilirler. Dönüşümlü olarak uygulanan esnek programlarla yeni sorumluluklarının üstesinden daha rahat gelirler.

Anne ve Babalar Geleneksel Kalıp Düşüncelerinizi Yıkın!

Anneler duygusal ve toplumsal normlar nedeniyle tüm sorumluluğu almaya hazırlardır. Bebek bakımı ve ev işleri sadece annenin görevi değildir. Hafta içi çalışan babalar, akşamları eve geldiklerinde anne akşam yemeğini hazırlarken bebekleri ile ilgilenebilirler.

Bebeğin bakımında babanın rol alması anneyi rahatlatır. Babaların bebek bakımında aktif rol alması ile annelere nefes alma zamanları yaratılmış olur. Hem baba ile bebek arasında bağın kurulmasına hem de anne-baba arasındaki ilişkinin kuvvetlenmesine neden olur.

#Bebekbakımındababanınrolü
#Bebekbakımınayardımetmeyenbaba
#Bebekbakımıbaba
#Bababebekbakımı
#Annevebababebekbakımı

Baş Dönmesi (vertigo)

(id: 325)

20 Eylül 2020, Pazar 11:59

Baş dönmesi başka tek isimiyle vertigo, balans kayıbı ve sersemlik hissi olarak tanımlanır. Bu vaziyet bilhassa hareket eder iken veyahut eğilip, kalkarken süratli hareket etmeye bağlı hallerde sık sık meydana çıkabilir. Hareket etme, eğilme, yürüme hem de dinlenirken dahi şahıs sallanma, sersemleme ya da baş dönmesi (vertigo) yaşayabilir. Baş dönmesi (vertigo) balans hissinizi değiştirir ve buton riskinizi artırabilir.

Birkaç saniyeden birkaç zamana kadar süren akut ya da keskin ataklarda meydana gelebilecek baş dönmeleri süratli hareket etme, çok hzılı tek şeklinde dönme, yürüme ya da vasıta veyahut deniz tutması hasebiyle meydana çıkabileceği gibi, hareketten bağımsız olarak, kendiliğinden de oluşabilir.

Sık gözlemlenen semptomların başında bulunan baş dönmesi (vertigo), kendisi başına tek hastalık değildir ama tek hastalığın habercisi olabilir. Bazı durumlarda kuvvetli hapşırmaların dahi tetiklediği baş dönmesinin (vertigo) altında ciddi hastalıklar yatıyor olabilir.

Nedenleri

Her ne kadar baygınlık hissi, göz kararması gibi semptomlar için de toplum arasında baş dönmesi (vertigo) ismi kullanılsa da, muayenehane manada baş dönmesi (vertigo) şahıs dururken yer aldığı ortamın ögelerinin şahsa dönüyormuş gibi gelmesi olarak tanımlanır. Mesela realite manada başı dönen tek şahıs, içinde yer aldığı odadaki eşyaları ve duvarları dönüyormuş gibi algılar.

Bu anlamdaki baş dönmeleri (vertigo, nedenler yönünden iki takımda incelenir:)
Santral baş dönmeleri: Merkezi sinir sistemindeki sorunlardan kaynaklanır. Bilhassa beyin, beyin sapı ve beyincik dolayı baş dönmeleri bu takımda incelenir. Bu organlarda meydana çıkabilecek kanama, inme, migren, tümör, multiple skleroz (MS) gibi kimi hastalıkların tek sendromu olarak baş dönmesi (vertigo) görülebilir.

Periferik baş dönmeleri: İç kulak ve balans sinirinden dolayı baş dönmeleri bu takımda ele alınır. Santral baş dönmelerine mukayese et daha fazla karşılaşılan periferik baş dönmeleri arasında labirent ve yarım daire kanallarından kaynaklanan baş dönmeleri, balans sinirinin düzensizliklerinden kaynaklanan baş dönmeleri, dengeyi gerçekleştiren, utrikül ve sakkül ismi verilen taşların doğru yerleşimde bulunamamasından kaynaklanan baş dönmeleri, Meniere hastalığı gibi haller sayılabilir.

#Nörolojikvertigonedir
#Vertigohastalığıtehlikelimıdır
#Psikojenikvertigobelirtileri
#Vertigotedavisi
#Vertigonasılgeçer
#Periferikvertigo
#Vertigonedenolur
#Vertigoneiyigelir

Orqun şu an "beta" sürümüyle yayındadır. Karşılaştığınız aksaklıklar ya da önerileriniz için İletişim sayfamızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.