Ezgi Doğmuş

Ezgi Doğmuş @whyezgii

Sadece Yorumlar

Bel Fıtığı

(id: 333)

20 Eylül 2020, Pazar 13:18

Omurgalar arasında intervertebral disk ismi verilen pedler bulunur. Her diskin, çekirdek olarak isimlendirilen sert, lifli tek dış katman ile çevrili yumuşak, jel aynısı tek merkezi vardır.

Bel fıtığı, omurgalar arasında, amortisör vazifiyeti gören disklerin(zorlama, buton, ağır kaldırma veyahut zorlanması sonucu) kayması ya da yırtılması neticesi ortaya gelir.

Kaymış - yırtılmış disk şeklinde de isimlendirilen bel fıtığı, zayıflamış ya da yırtılmış diski zorlayarak omurilikten çıkan sinirler üstünde tek basınç oluşturur; bu da kuvvetli ağrılara sebep olabilir. Her ne kadar sinir basısı bel ilçesinde olsa da, ağrılar bu sinirlerin amaç uzuvu olan bel, kalça veyahut bacak yerlerinde de görülebilir.

Bel Fıtığı (Lumbal Disk Hernisi Nedir?)

Omurganın bel kısmı beş adet omur ve diskten meydana gelir. Bu bölge vücut ağırlığını en çok taşıyan yer olarak bilinir.

Omurlar ise omuriliği sararak hasar görmesini engeller. Bel fıtığı, omurları arasındaki kıkırdağın şiddetli zorlama (ağır kaldırma, uzun süre aynı pozisyonda kalma, zorlanmaya maruz kalma, düşme, fazla kilo ve çok doğum) sonucu yerinden kayması ve yırtılması ile omurilikten çıkan sinirleri sıkıştırması ile meydana gelir.

Nedenleri

Diskin dış kısmındaki halkada zayıflama veya yırtılma olduğunda fıtıklaşma meydana gelir. Aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli faktörler disk zayıflamasına neden olabilir. Bunlar;

-Yaşlanma ve dejenerasyon
-Aşırı kilo
-Ağır yük kaldırmadan kaynaklanan ani bir gerilim

Belirtiler

Bel fıtığı genellikle kendini kalçalara, bacaklara ve ayaklara yayılan ağrı ile gösterir fakat aşağıdaki belirtiler de bel fıtığına bağlı görülebilir;

-Bacaklarda veya ayaklarda karıncalanma veya uyuşukluk
-Kas Güçsüzlüğü
-Hareket ederken zorlanma
-İktidarsızlık
-Bel ağrısı
-Bacaklara vuran ağrılar
-Çabuk yorulma
-İdrar tutamama
-Denge kaybı
-Otururken ve yürürken zorluk çekme

Tanı Yöntemleri
Bel fıtığı teşhisi konulmadan önce doktor tarafından hasta öyküsü alınarak, fizik muayenesi gerçekleştirilir. Hastanın kas refleksleri ve kas gücünü test etmek için nörolojik muayene yapabilir.

Fizik muayene sonrası röntgen, MR, BT veya CT taraması gibi yüksek çözünürlüklü tanı cihazlarıyla fıtık nedeniyle oluşan omurilik veya sinir basısı tespit edilir. Ayrıca EMG (elektromyogram) cihazı ile hastanın hangi sinir kökü veya köklerinin fıtıktan etkilendiği belirlenir.

Tedavi Yöntemleri

Bel Fıtığında Cerrahi Olmayan Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Bel fıtığı teşhisi konulan bir hastaya doktor kısa istirahat, ağrıya neden olan tahrişin azaltmaya yönelik anti-inflamatuar ilaçlar, ağrı kontrolü için ağrı kesiciler, fizik tedavi, egzersiz veya epidural steroid enjeksiyonları gibi tedavi yöntemleri önerebilir.

Eğer istirahat önerilirse doktorunuza ne süreyle yatak istirahati yapmanız gerektiğini sormalısınız. Çünkü gerektiğinden uzun süren yatak istirahati eklem sertliği ve kas güçsüzlüğüne sebep olabileceği için ağrılarınızı azaltabilecek hareketler yapmanızı da zorlaştıracaktır.

Bu nedenle bel ağrısı için 2 gün ve bel fıtığı için 1 haftadan uzun süren istirahat önerilmez. Ayrıca sert yatakta ya da yerde yatmanın fıtık ve ağrı tedavisinde kanıtlanmış hiçbir etkinliği yoktur. Öte yandan doktorunuza bel fıtığı tedavisi süresince işe devam edip edemeyeceğinizi de sormalısınız.

Bel fıtığı hastalığınız ileri seviyeye ulaşmamış ise ve işe devam etmeniz geriyorsa, tedaviye başlamanın yanı sıra, bir hemşire ya da fizyoterapist yardımı ile belinize aşırı yük bindirmeden günlük aktivitelerinizi nasıl yapabileceğinize dair bilgi almalısınız.

Cerrahi olmayan bel fıtığı tedavisinin amacı, fıtıklaşmış diskten kaynaklanan sinir tahrişini azaltmak ve hastanın genel durumunu düzelterek omurgayı koruyarak genel işlevselliğini artırmaktır.

Doktor tarafından bel fıtığı için önerilebilecek ilk tedaviler arasında; ultrasonik ısıtma tedavisi, elektrik uyarıları, sıcak uygulama, soğuk uygulama ve elle masaj gibi tedaviler vardır. Bu uygulanmalar bel fıtığı ağrısını, inflamasyonu ve kas spazmını azaltabilir ve bir egzersiz programına başlanmasını kolaylaştırır.

Bel Fıtığı Tedavisinde Çekme ve Germe Yöntemi

Bel fıtığında traksiyon (çekme, germe) yöntemi bazı hastalarda ağrının bir nebze hafiflemesini sağlayabilir; ancak bu tedavinin mutlaka bir fizik tedavi uzmanı ya da fizyoterapist tarafından uygulanması gerekir. Aksi takdirde bu uygulama geri dönüşü olmayan zararlara yol açabilir.

Bel Fıtığı İçin Korse Tedavisi Etkili Midir?

Bazı durumlarda doktorunuz bel fıtığı tedavisinin başlangıcında ağrınızı azaltmak için bel fıtığı korsesi (yumuşak ve bükülebilen bir sırt desteği) kullanmanızı önerebilir. Ancak bel fıtığı korseleri fıtıklaşmış diskin iyileşmesini sağlamazlar.

Elle uygulanan tedaviler, sebebi belirsiz bel ağrılarında kısa vadeli rahatlama sağlasa da disk hernilerinin çoğunda bu tür uygulamalardan kaçınılmalıdır.

Bir fizik tedavi veya egzersiz programı genelde sırt ağrısını ve bacak şikayetlerini azaltmaya yönelik hafif esneme ve duruş değiştirme hareketleri ile başlar. Ağrınız azaldığı zaman esneklik, kuvvet, dayanıklılık artırıcı ve normal bir hayat tarzına dönmeye yönelik yoğun egzersizlere başlanabilir.

Egzersizlere bir an önce başlanmalı ve bel fıtığı tedaviniz ilerledikçe egzersiz programı buna uygun planlanmalıdır. Evde uygulanabilecek bir egzersiz ve esneme programı öğrenilerek uygulanması da tedavinin önemli bir parçasıdır.

Bel Fıtığı Ameliyatı

Bel fıtığı ameliyatı Bel fıtığı ameliyatının amacı fıtıklaşmış diskin sinirlere baskı yaparak tahrişini ve bu şekilde ağrı, kuvvet kaybı gibi şikayetlere sebep olmasını önlemektir. Bel fıtığı ameliyatında en yaygın uygulanan yönteme diskektomi ya da kısmi diskektomi denir. Bu yöntem fıtıklaşmış diskin bir kısmının çıkarılmasıdır.

Diskin tam olarak görülebilmesi için diskin arkasındaki lamina denilen kemik oluşumun küçük bir kısmının çıkarılması gerekebilir. (şekil-2) Kemik çıkarılması mümkün olan en az düzeyde tutulursa buna hemilaminotomi, daha yaygın şekilde yapılırsa hemilominektomi denir.

Daha sonra fıtıklaşmış disk dokusu özel tutucular yardımıyla çıkartılır. (şekil-3) Sinire bası yapan disk parçası çıkartıldıktan sonra sinirdeki tahriş kısa zamanda yok olarak tam iyileşme sağlanabilir. (şekil-4) Günümüzde bu işlem yaygın olarak bir endoskop ya da mikroskop kullanılarak küçük cerrahi kesiler ile yapılabilmektedir.

Diskektomi lokal, spinal veya genel anestezi altında yapılabilir. Hasta ameliyat masasına yüzüstü yatırılır ve hastaya çömelme pozisyonuna benzer bir pozisyon verilir. Fıtıklaşmış diskin üzerindeki cilde küçük bir kesi yapılır. Daha sonra omurga üzerindeki kaslar kemikten ayrılarak kenara çekilir. Cerrahın sıkışan siniri görebilmesi için küçük bir miktar kemik çıkarılabilir.

Fıtıklaşmış disk ve diğer kopmuş parçalar sinirin üzerinde hiçbir baskı kalmayacak şekilde çıkarılır. Sinirin herhangi bir baskıya maruz kalmayacağından emin olmak için mevcut olabilen kemik çıkıntılar (osteofitler) de çıkarılır. Bu işlemde genelde çok az miktarda kanama ile karşılaşılır.

Bel Fıtığında Acil Cerrahi Müdahale Ne zaman Gereklidir?

Çok nadir olarak büyük bir disk hernisi, mesane ve bağırsakları kontrol eden sinirlere baskı yaparak mesane ve bağırsak kontrolünün kaybına sebep olabilir. Bu genelde kasık ve de genital bölgenin uyuşması ve karıncalanması ile birliktedir. Bu durum acil disk hernisi ameliyatı gerektiren nadir durumlardan biridir ve böyle bir durumla karşılaşırsanız derhal doktorunuzu arayınız.

#Ameliyatlıkbelfıtığıbelirtileri
#Lazerlebelfıtığıtedavisi
#Belfıtığınedenolur
#Sinirebaskıyapanfıtıktedavisi
#Belfıtığıbeynietkilermı
#Belfıtığısoğuktanetkilenirmı
#Fıtıkağrısınekadarsürer
#Belfıtığınaneiyigelir

Bel Ağrıları

(id: 332)

20 Eylül 2020, Pazar 13:01

Bel Ağrıları

Bel ağrısı, ağrıma, acıma, yanma veya batma şeklinde, keskin veya künt hissediliyor olabilir. Yeri bazı durumlarda noktasal olarak belirlenebilirken, bazı durumlarda dağınık ve yeri tam tespit edilemez şekildedir. Hafif veya ağır olabilir, iniş çıkışlar sergileyebilir.

Ağrı, kemik, kıkırdak, kas, eklem kapsülü, bağ, disk veya damar kaynaklı olabilir, ve her zaman kesin sebep ortaya konulamayabilir. Bazı durumlarda altta yatan ana ağrı sebebi ortadan kalktığı halde bir kez uyarılmış olan sinir uçlarının sinyal göndermeye devam etmesi nedeniyle ağrı sebat edebilir. Stresin de bel ağrılarının sebebinde önemli bir yer tutması kaynağın tespit edilmesini zorlaştırabilir.

Bel ağrısı, hangi dokudan kaynaklanırsa kaynaklansın, ilgili dokular yer değiştirerek veya genişleyip kalınlaşarak sinirler üzerinde bası yapar hale gelir ise bacak ağrısı, uyuşması, ısınması ve idrar kaçırma gibi problemleri beraberinde getirebilir.

Akut Bel Ağrısı Nedir?

6 haftadan kısa süredir var olan ağrılardır. Belirli bir aktivite veya kaza sonrası başlayabileceği gibi, aktiviteden tamamen bağımsız da olabilir. İnsanların %80’i yaşamları boyunca en az 1 kez ciddi bir bel ağrısı atağı geçirirler. Çoğu zaman ağrı, kendiliğinden azalır. Yarıya yakını 2 hafta içerisinde tamamen iyileşecektir. 6 haftada ise kişilerin %80'inde bel ağrısı tamamen geçer. Bir kez ciddi bel ağrısı yaşayan kişilerin %30’u tekrarlayan bir atak / ataklar geçirecek veya kronik ağrı yaşayacaktır.

Kronik Bel Ağrısı Nedir?

3 aydan uzun süredir var olan bel ağrılarıdır. Var olan doku irritasyonu, ortamdaki sinir uçlarını uyararak ağrı yapar. Vücudun verdiği tepki ile gelişen yangı (inflamasyon) ve şişlik de ağrıya katkıda bulunabilir. Genel olarak bölgeye olan kan akımı ve oksijenlenme de azalmıştır.

Bu durum ağrıyı oluşturan bölgedeki zararlı atıkların da atılmasını zorlaştırmaktadır. Uygun tedaviyi belirlemek için olası ağrı kaynakları titizlikle araştırılmalıdır.

Bel Ağrısı ve Aktivite

Genellikle, günlük aktivitelerden kaçınmak, yatarak vakit geçirmek gerektiğine inanılır. Fakat özellikle akut ağrılarda ‘tolere edilebildiği ölçüde’ aktif kalmak önerilmektedir. Aktivitenin devamı, kan akımını hızlandırır, inflamasyonu ve kas gerginliğini azaltır.

Yürüme gibi basit kardio çalışmaları sonrasında genelde kişiler kendilerini daha iyi hissettiklerini ifade ederler. Ağırlık kaldırma, yarışmalı ve kontakt sporlar gibi aktivitelerden ise kaçınılmalıdır.

Soğuk veya sıcak uygulama değişik durumlarda faydalı olacaktır. Sıcak uygulama kasların gevşemesini de artırabilir. Fakat bu uygulamaların uzun dönemli iyileşmeye olan katkıları tam olarak gösterilememiştir.

Bel Ağrısının Sebepleri:

Yaralanmalar
Omurga kırıkları en sık olarak omurganın en hareketli bölgesi olan 12. sırt omuru ve 1. bel omurunun birleşim bölgesinde oluşur. Genç kişilerde genel olarak yüksekten düşme, trafik kazası, ateşli silah yaralanması gibi yüksek enerjili yaralanmalar nedeniyle ortaya çıkarken, kemik yoğunluğu azalmış yaşlı kişilerde ise düşük enerjili travmalar sonrasında bile görülebilir.

Sıklıkla sadece omurganın ön kısmı etkilenir ve çökme kırığı olarak tabir edilir. Omurganın orta ve arka kısımlarının da kırılması patlama kırığı olarak bilinir ve kırılan parçaların omurilik üzerine baskı yapması nedeniyle kısmi veya tam felce neden olabilir. Omurga üzerine binen yük daha fazla ise, omurları bir arada tutan yumuşak dokuların da etkilenmesi ile kırıklı çıkıklar meydana gelebilir.

Omurga kırıklarında korse, alçı, çeşitli çimentolama teknikleri ile kemik güçlendirme yapılabileceği gibi açık veya kapalı cerrahi de yapılabilir.

Bel fıtığı
Ağır kaldırma, uzun süre eğilerek çalışma veya aynı pozisyonda kalma, fazla kilo, uzun süren stres, çok doğum vb sebepler ile bel bölgesinde oluşan ani veya süreğen şiddetli zorlamalar sonucu omurlar arasındaki diskin koruyucu dış kısmının yırtılarak diskin yer değiştirmesi ve sinirleri sıkıştırması ile oluşur.

Fıtığın yerine ve tipine göre bel ağrısı veya bacak ağrısı daha ön planda olabilir. Hareket kabiliyetinde kısıtlanma, yürüme mesafesinde kısalma, oturmada güçlük çekme, idrarını tutamama ve iktidarsızlığa sebep olabilir.

Stres kırığı ve bel kayması

Alt bel bölgesinde artmış hareketlilik sonucu tekrarlayan mikrotravmalar ile spondilolizis adı verilen stres kırıkları gelişebilir. Uzun süre iyileşmeyen bu kırıklar gençlikte genellikle ağrılı iken, erişkin hayatta sorun yaratmayabilir.

Oluşan bu stres kırıkları nedeniyle bir üstteki omur alttakine göre öne doğru yer değiştirerek spondilolistezis adı verilen bel kaymasına sebep olabilir. Bel kayması stres kırıkları dışında başka nedenlerle de ortaya çıkabilir.

Lomber Dar kanal

Omurga içerisinden geçen omurilik bacaklara duyu ve kuvvet taşır. İdrar ve gaita tutmayı kontrol eder. Disk yüksekliğinin azalması, omurlar arası eklemlerin kemiklerinin, kapsüllerinin veya bağlarının kalınlaşması ve bel kayması gibi durumlar omuriliğin içinde geçtiği kanalın çapını daraltarak spinal stenoza, yani dar kanala sebep olabilir.

Tipik şikayet, belli mesafe yürüdükten sonra bacaklarda kuvvet veya his kaybı gelişmesi veya uyuşma karıncalanmalar şeklindedir. Öne eğilmek ve oturmak kanal çapını artırdığı için şikayetler azalabilir veya ortadan kalkabilir. Fakat belli mesafe yürüdükten sonra tekrar edecektir.

Enfeksiyonlar


Omurga enfeksiyonlarının %50-60’ı bel bölgesinde görülür. Sigara içme, beslenme bozuklukları, obezite, diyabet, HIV ve çeşitli kanserler omurga enfeksiyonu riskini artırır.

Bakteri, virüs ve mantarlar nedeniyle gelişebilir. Omurga kemikleri, diskler, dura adı verilen sinir zarları ve çevre dokular etkilenebilir.

Omurga enfeksiyonları, geçirilmiş omurga cerrahisi sonrasında da gelişebilir. Ameliyat sonrası erken veya geç dönemde yaradan devam eden akıntı olması, yara yerinde kızarıklık, hassasiyet olması ve ateş gibi bulgular olması omurga enfeksiyonun habercisi olabilir.

Tümörler

Kemik, yumuşak doku veya sinir kaynaklı olabilir. İyi veya kötü huylu olabilir. Birincil olarak omurga ve omuriliği oluşturan hücrelerden kaynaklanabileceği gibi, vücudun farklı yerindeki bir tümörden (meme, prostat vs.) sıçrayarak gelebilir ve bu durum metastaz olarak adlandırılır.

Yerine ve tipi göre, sadece tümörün kendisinin veya çevresindeki sağlam dokularla birlikte geniş olarak çıkartılması gerekebilir. Metalik implantlar ile sabitleme, kafes ve çimento kullanma da gerekli olabilir.

Kemik erimesi, romatizmal hastalıklar, yansıyan ağrılar, stres ve çeşitli metabolik durumlar da bel ağrısı sebebi olabilirler.

#Ergenlerdebelağrısı
#Oturuncaartanbelağrısı
#Belağrısınasılgeçer
#Beldeyanmaşeklindeağrı
#Eklemvebelağrısınedenleri
#Belinsolarkatarafındaağrı
#Eğilipkalkarkenbeldeağrı
#Belinsağtarafındaağrınedenleri

Behçet Hastalığı

(id: 331)

20 Eylül 2020, Pazar 12:58

Behçet Hastalığı Nedir?

Behçet belirtisi şeklinde de isimlendirilen Behçet hastalığı, bedenin değişik yerlerindeki kan damarlarının iltihabına kapı aralayan ve seyrek görülen süreğen tek hastalıktır.

Behçet hastalığı bedenin otoimmun başka bir deyişle bağışıklık sistemindeki tek arıza hasebiyle mikrop bulguları göstermesi şeklinde gelişir.

Behçet hastalığı, ismini hastalarından birisinde sendromun üç ana sendromunu öncelikle 1924 yılında saptayan ve hastalık üstüne yaptığı araştırmayı 1936 yılında sunan Türk dermatolog ve bilim kişiyi Hulusi Behçet'ten almıştır.

Hastalığın ismi 1947 yılında Cenevre'deki Beynelmilel Cildiye Kongresi'nde adeta Morbus Behcet olarak kabul edilmiştir.

Nedenleri

Behçet Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Behçet hastalığının kaynağı tam anlamıyla bilinmemekle beraber genel olarak Ortadoğu ve Asya yerlerinde süregelen görülmesi hasebiyle tıp eksperleri doğrulusunda kısmen kalıtsal kısmen de etrafsal faktörlerden kaynaklandığı düşünülmektedir.

Tıp eksperleri doğrulusunda Behçet hastalığının nedeninin bedenin bağışıklık sistemindeki tek arıza hasebiyle enfeksiyona karşı reaksiyon bulguları göstermesi bulunduğu düşünülmektedir.

Otoimmun hastalıklar bağışıklık düzeneğinin hata sonucu kendisi sıhhatli hücrelerine saldırması mananına gelir. Behçet hastalığının sendrom ve semptomlarının genel olarak kan damarlarının iltihaplanmasına başka bir deyişle vaskülite bağlı bulunduğu düşünülmektedir. Bu vaziyet, herhangi bir arter ve damarlarda gözlemlenebilir ve beden içerisinde herhangi bir ebattaki damara zarar verebilir.

Tıp eksperleri doğrulusunda şu zamana kadar kadar yapılan çalışmalar neticeninde hastalıkla temaslı birkaç genin zenginliği meydana çıkarılmıştır.
Bazı incelemeciler Behçet hastalığına karşı duyarlı genlere sahip bireylerde, tek virüs veyahut bakteri türünün bu genleri tetikleyerek hastalığa sebep olma ihtimalini düşünmektedir.

Behçet hastalığı çocuklar ve ihtiyar yetişkin kişilerde de görülse dahi, çoğunlukla 20’li ya da 30’lu yaştaki erkek ve kadınları etkiler. Hastalık erkeklerde, bayanlarda nispeten henüz ağır seyreder.

Coğrafya, Behçet hastalığının görülme sayısını etkileyen tek faktördür. Çin, İran, Japonya, Kıbrıs, İsrail ve Türkiye ilk olarak olmak suretiyle Orta Doğu ve Doğu Asya ülkeleri insanlarında Behçet hastalığının görülmesi olsılığı henüz yüksektir. Bu nedenden dolayı hastalık gayri resmi olarak İpek Yolu hastalığı isimiyle da anılmaktadır.

Belirtiler

Behçet Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Behçet hastalığının ilk mertebelerinde birbiri ile alakasız görülebilecek birden fazla sendrom ve semptomlar görülebilir. Behçet hastalığı bulguları şahıstan şahsa değişir, zaman içinde şiddetlenerek alevlenebilir ya da daha düşük kuvvetli duruma gelerek yatışabilir.

Behçet hastalığının bulguları ve belirtileri bedenin hangi bölümlerini etkilendiğine bağlı farklılık gösterir. Bu sendrom ve semptomlar arasında ağız yaraları, göz irini, deri döküntüleri ve lezyonları ve genital yaralar mevcuttur. Behçet hastalığının gelişen komplikasyonları görülen sendrom ve semptomlara bağlıdır.

Behçet hastalığından sıklıkla büyülenen alanlar arasında ilk olarak ağız gelir. Behçet hastalığının en süregelen sendromu olarak ağız içerisinde ve etrafında kanser yaralarına benzeyen ağrılı ağız yaraları meydana çıkar. Ufak, ağrı yapmış kabarık lezyonlar hızlıca ağrılı ülserler durumunu alır. Yaralar çoğunlukla tek ila üç hafta içerisinde iyileşir, fakat bu sendrom sık sık tekrarlar.

Behçet hastalığından muzdarip fertlerin tek bölümünün vücutlarında sivilce aynısı yaralar gelişir. Başka vakalarda ise bilhassa alt bacaklarda olmak suretiyle ciltte kızarık, kabarmış ve yüksek hassasiyete sahip nodüller, başka bir deyişle normal olmayan doku büyümeleri gelişir.

Üreme organlarında, başka bir deyişle skrotum ya da vulvada kırmızı ve açık yaralar oluşabilir. Bu yaralar çoğunlukla ağrılıdır ve iyileştikten ardından geride yara izi bırakabilir.

Behçet hastalığı olan fertlerin gözlerinde iltihaplanma görülür. Bu iltihaplanma üç tabakadan oluşan gözün ortasındaki uvea tabakasında oluşur ve üveit olarak isimlendirilir.
Bu vaziyet her iki gözde kızarıklık, ağrı ve bulanık görmeye sebep olur. Behçet hastalığı olan şahıslarda bu vaziyet zamanla alevlenebilir ya da yatışabilir.

Tedavi edilmemiş üveit, zaman içinde görmede azalmaya ya da körlüğe sebep olabilir. Gözünde Behçet hastalığının bulguları ve belirtileri olan kişilerin derli toplu olarak tek göz doktorunu ziyaret etmeleri gerekir. Makul rehabilitasyon bu belirtinin karmaşıklık meydana çıkarmasını önlemeye yardımcı olabilir.

Behçet hastalığı olan bireylerde mafsal şişmesi ve ağrıları çoğunlukla dizleri etkiler. Kimi vakalarda ayak bilekleri, dirsekler ya da kol bilekleri de etkilenebilir. Sendrom ve semptomlar tek ila üç hafta müddetle etkisini devam ettirebilir ve kendiliklerinden düzelirler.

Damarlarda tek kan pıhtısı meydana çıktığında meydana gelen iltihaplanma, kollarda ya da bacaklarda kızarıklığa, ağrıya, ve şişmeye sebep olabilir. Devasa atar ve toplar damarlarda oluşan iltihaplanma ise ayrı olarak anevrizma, damar daralması ya da tıkanması gibi komplikasyonlara yol açabilir.
Behçet hastalığının sindirim sistemi üzerindeki tesiri karın ağrısı, ishal ve kanama gibi muhtelif sendrom ve semptomlar şeklinde görülebilir.

Behçet hastalığından kaynaklı beyinde ve sinir sisteminde oluşan iltihaplanma ateşe baş ağrısına, baş dönmesine, balans kayıbına ya da felce sebep olabilir.
Behçet hastalığına işaret edebilecek olağanüstü açıklanan ve semptomlar fark eden fertler kesinlikle hekimden buluşma almalıdır. Behçet hastalığı teşhisi konulmuş fertler de yeni açıklanan ve semptomlar fark ederlerse yeniden doktorlarına başvurmalıdır.

Tanı Yöntemleri

Behçet Hastalığını Nasıl Teşhis Edilir?

Behçet hastalığını belirleyecek tek deneme yoktur. Bu nedenden dolayı hastalığın tanısı hekim doğrulusunda uygulanan kontrol ile bulgulara ve semptomlara bakılarak konulur.

Hastalığı olan aşağı yukarı her fert ağız yaraları ilerlettiği için, Behçet hastalığının teşhisi konulmasına başlanması için ilk olarak 12 ayda minimum üç kez tekrarlanmış ağız yarası görülmelidir.

Buna ek olarak tespit minimum iki ek işaret gerektirir. Bunların arasında cinsel organlarda yineleyen yaralar, göz irini ve deri yaraları mevcuttur. Bu halde yapılacak kan testleri mümkün farklı tıbbi durumların olasılığını ortadan kaldırabilir.

Behçet Hastalığı için uygulanabilecek endirekt testlerden biri paterji testidir. Bu deneme için hekim bütünüyle steril tek iğneyi derinin altına sokar, ve iki gün ardından bölgeyi inceler.

Eğer iğne sokulan yerde ufak, kırmızı tek yumru meydana çıktıysa bu bağışıklık düzeneğinin hafif tek yaralanmaya karşı dahi aşırı reaksiyon verildiğini gösterir. Bu deneme tek başına Behçet hastalığının varlığına işaret etmese dahi, tespit edilmesine yardımcı olmaktadır.

Tedavi Yöntemleri

Behçet Hastalığının Tedavisi

Behçet hastalığının tedavisi kişinin şikayetlerine bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir.
Tedavi yöntemleri arasında kişinin yaşam tarzında yapacağı değişiklikler olabileceği gibi, uzun bir süre boyunca kullanılması gereken ilaçlarla da olabilmektedir.

Behçet hastalığında özellikle ilaç tedavisi hastalığın şiddetine ve bölgesine göre değişiklik gösterebilmektedir. Behçet hastalığı genellikle ağız içinde aftlar şeklinde kendini belli etmektedir. Bu durumda kişinin yaşam kalitesinin düşmesine neden olabilir. Tekrarlayan ağız içi aftlarında genellikle kortizonlu spreyler veya solüsyonlar verilebilir.

Yine genital bölgede meydana gelen ülserler de aftlarla oldukça benzerlik göstermektedir. Genital bölge için de kortizon içerikli solüsyon veya kremler önerilebilmektedir. Ayrıca bacak bölgesinde oluşan ağrıya karşılık hekim tarafından çeşitli ağrı kesici ilaçlar tavsiye edilebilmektedir.

Behçet hastalığı olan kişilerin mutlaka düzenli takip edilmeleri ve tedavilerini düzenli olarak aksatmadan yapmaları gerekmektedir. Behçet hastalığının düzenli olarak tedavi edilmemesi veya tedavinin aksatılması gibi durumlarda körlüğe neden olduğu gözlemlenmektedir.

#Behçethastalığıbulaşıcımi
#Behçethastalığıekşi
#Behçethastalığıkronikmıdır
#Behçethastalığıvajinayaraları
#Behçethastalığındayenmemesigerekenler
#Behçethastalığıkolşisin
#Behçethastalığıkandaçıkarmi
#Behçethastalığıgöz
Kusma ile başlar. İki haftalık ile iki aylık arasındaki bebeklerde görülen, sebebi tam anlamıyla meçhul tek problemdir. Kusma safrasız beyaz renkle ve kesilmiş süt tarzındadır. Bebek anneyi iştahla emer veyahut mamasını yer. Fakat bir müddet ardından fışkırır tarzda kusar.

Anneler bebeklerin kusacağını karın bölgesindeki hareketlenmeden anladıklarını söylerler. Fakat bebeğin açlık hissi ve iştah devam eder. Bu bebekler kilo almakta zorlanırlar ve hem de bir müddet ardından zayıflayarak doğum kilolarına kadar gerilerler.

Uygun eksper doğrulusunda görülene kadar da bu vaziyet sürer gider. Kusmanın sebebi mide çıkış kanalının çevrenini saran kaslardaki aşırı kalınlaşmadır. Kalınlaşma o kadar artar ki kanal gittikçe incelir ve gıdalar mideden oniki parmak barsağına geçemezler.

Tanı Yöntemleri

Tanısı muayene ile konulur. Muayenede üst karın bölgesinde kalınlaşan kas bir zeytin tanesi gibi hissedilir. Ultrasonografik olarak kas kalınlığı ölçümü tanıda giderek daha fazla kullanılmaya başlamıştır. Şüpheli durumlarda ilaçlı mide filmi çekilmesi nadiren kullanılan bir yöntemdir.

Tedavi Yöntemleri

Tedavisi cerrahidir. Ameliyatta kalınlaşan kas tabakası kesilerek içteki mukoza adı verilen tabakaya kadar aralanır. Böylece geçiş yeniden sağlanmış olur. Tedaviden sonra bu bebekler hızla kilo almaya ve akranlarını yakalamaya başlarlar.

#Yetişkinlerdepilorstenozubelirtileri
#Yetişkinlerdepilorstenozupdf
#Bebeklerdepilorstenozuameliyatıizle
#Bebeğipilorstenozuolanlar
#BebeğipilorstenozuolanlarKadınlarKulübü
#Yetişkinlerdemideçıkışıdarlığıameliyatı
#Pilorstenozupdf
#Pilorstenozuameliyatısonrasıbeslenme

Orqun şu an "beta" sürümüyle yayındadır. Karşılaştığınız aksaklıklar ya da önerileriniz için İletişim sayfamızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.