Yazarım Ben

Yazarım Ben @yzr

Gps Nedir Ve Nasıl Çalışır?

(id: 208)

27 Şubat 2019, Çarşamba 09:33

GPS (Global Positioning System; Global Yer Tayin Sistemi veyahut Global Konumlandırma Sistemi), derli toplu olarak kodlanmış malumat yollayan tek uydu ağıdır ve uydularla arasındaki uzaklığı ölçerek Dünya üzerindeki net yeri belirlemeyi olası kılar.
Bu düzenek, ABD Koruma Bakanlığı’na ilişkin, yörüngede defalarca kez dönen 24 uydudan meydana gelir.
Bu uydular defa düşük kuvvetli radyo sinyalleri yayarlar.
Yeryüzündeki GPS alıcısı, bu sinyalleri alır.
Böylece koordinat belirlenmesi olası gerçekleşir.
Bu düzenin ilk tesis amacı tamamiyle askeri hedefler içindi.
GPS alıcıları istikamet bulmakta, askeri çıkartmalarda ve füze atışlarında kullanılmak emeliyle tasarlanmıştır.
Ancak, 1980’lerde GPS sistemi sivil tüketimi de açılmıştır.

* 1 Program alanları
* 2 GPS Sistemi
o 2.1 Uzay Bölümü
o 2.2 Muayene Bölümü
o 2.3 Kullanıcıları Bölümü
* 3 Kaynakça

Uygulama alanları
Askeri: GPS cruise füzelerinde (kıtalar arası füzelerde) ve titiz güdümlü füzelerde kullanılmaktadır.
Balistik füzelerede de fırlatma pozisyonunun henüz doğru olarak hesaplanması için kullanılmaktadır.
Ayrıca Amerikan Nükleer Patlama Gözlemleme Düzeneğinin devasa tek parçası olarak GPS uyduları nükleer patlama dedektörleri içermektedir.
Türk Silahlı Kuvvetleri’de seyrettiği koruma siyasetine paralel olarak birçok bölgede gps uygulamalarından yararlanmaktadır.Örnek olarak komando birlikleri intikal, travers, arazide istikamet bulma gibi birçok bölgede gpsten faydalanmaktadır.
Sivil GPS alıcılarına roket yapma emelli kullanılmamaları için 18 km yükseklik ve 450km/s sürat gibi limitler getirilmiştir.
Araştırma: En pahalı GPS alıcıları haritacılar doğrulusunda sınırların, yapıların, harita işaretlerinin koordinat belirlenmesi ve yol yapım çalışmaları için kullanılmaktadır.
Görsel engelliler için: 1980’lerin sonlarına doğru programa giren GPS eşliğinde “MoBIC, Drishti, Brunel Navigation System for the Blind, NOPPA, BrailleNote GPS and Trekker” adlı projeler yürütülmeye başlamıştır.
Havacılık: GPS uçaklarda da başka istikamet bulma aygıtlarına ek olarak kullanılmaktadır.
Bazı firmalar yolcuların el tarzı GPS alıcılarını kullanmalarına destur vermemektedir.
Referans saat: Çoğu eşzamanlılık (senkronizasyon) sistemi referans saat kaynağı olarak GPS’i kullanmaktadır.
GPS sistemi UTC ve GMT’den değişik olarak kendisi uyduları üzerindeki atomik saatleri kullanmaktadır.
Bunlar 6 Haziran 1980’de sıfırlanmışlar, ve bundan sonra saniyeleri düzeltmesi yapılmadığı için UTC’den 14 saniye ileridedirler.
Bu nedenle periyodik olarak GPS alıcılarına UTC saat bilgisi gönderilir.
GPS Sistemi
GPS sinyallerinin üretilmesi
NAVSTAR sistemi, uzay kısmı (uydular), muayene kısmı (yer istasyonları) ve kullanıcıları bölümünden (GPS alıcısı) meydana gelir.
Uzay Bölümü
Uzay kısmı, minimum 24 uydudan (21 aktif uydu ve 3 yedek) meydana gelir ve düzenin merkezidir.
Uydular, “Yüksek Yörünge” ismi verilen ve dünya yüzeyinin 20.200 km üzerindeki yörüngede bulunurlar.
Bu kadar çok yükseklikte tespit edilen uydular epey geniş tek görüş alanına sahiptirler ve dünya üzerindeki tek GPS alıcısının her vakit minimum 4 gelenek uyduyu görebileceği şeklinde yerleştirilmişlerdir.
Uydular vakitte 7.000 mil süratle hareket ederler ve 12 vakitte, dünya etrafında tek tur atarlar.
Güneş enerjisi ile çalışırlar ve minimum 10 sene kullanılmak emeliyle tasarlanmışlardır.
Ayrıca güneş enerjisi kesintilerine karşı (güneş tutulması vs.) yedek bataryaları ve yörünge düzeltmeleri için de ufak ateşleyici roketleri bulunmaktadır.
GPS projesi ilk uydunun 1978’de ateşlenmesiyle başlamıştır.
24 uyduluk şebeke 1994’de tamamlanmıştır.
Projenin devamlılığı ve geliştirilme aşaması konusunda bütçe ABD Koruma Kısmına aittir.
Uyduların her biri, iki farklı frekansta ve düşük kuvvetli radyo sinyalleri yayınlamaktadır.
(L1, L2) Sivil GPS alıcıları L1 frekansını (UHF bandında 1575,42 Mhz), ABD Koruma kısmı alıcıları L2 (1227,60 Mhz) frekansını dinlemektedirler.
Bu sinyal “Görüş Hattında” Line of Sight ilerler.
Yani bulutlardan, camdan ve plastikten geçebilir fakat duvar ve dağ gibi katı cisimlerden geçemez.
GPS sinyalleri binalardan yansıdığı için kent içlerinde araziye nispeten hassasiyeti azalır.
Yeraltına kazılan tünellerde ise sinyal elde edilemez.
Hatalı sinyallerin elde edilebileceği veyahut hiç sinyal elde edilemeyen bölgelerde kullanılmak emeliyle tasarlanan Diferansiyel GPS’ler doğrulusunda bu sorunlar en aza indirilerek henüz titiz tek yer ölçümü yapabilir.
Daha ferah anlaşılması için, herkezin bildiği radyo istasyonu sinyalleri ile L1 frekansını mukayese etmek istersek; FM radyo istasyonları 88 ile 108 Mhz arasında yayın yaparlar, L1 ise 1575,42 Mhz’i kullanır.
Ayrıca GPS’in uydu sinyalleri defa düşük güçtedirler.
FM radyo sinyalleri 100.000 watt gücünde iken L1 sinyali 20-50 watt arasındadır.
Bu yüzden GPS uydularından temiz sinyal almak için açık tek görüş kısmı gerekmektedir.
GPS uyduları doğrulusunda gönderilen elektromanyetik dalgalar atmosferden geçerken bükülmeye uğrarlar.
L1 ve L2 bantları değişik dalga boylarına sahip olmasından değişik oranda bükülmeye uğradığından aradaki değişiklik hesaplanarak atmosferik arızalanma engellenerek defa henüz titiz tek yer bilgisi hesaplanabilir.
Sadece L1 bandı kullanılarak (diferansiyel GPS ile dahi) 98 m.
hassasiyet elde edilebilirken, L1 ve L2 bantlarının ortak tüketimi ile 1 m.’nin altında hassasiyete ulaşmak olası olmaktadır.
Her uydu yerdeki alıcının sinyalleri tanımlamasını gerçekleştiren iki gelenek kalifiye pseudo-random (şifrelenmiş herhangi kod) kodu yayınlar.
Bunlar Savunmalı (Protected P code) kod ve Coarse/Acquisition (C/A code) kodudur.
P kodu karıştırılarak sivil müsaadesiz tüketimi engellenir, bu olaya Anti-Spoofing denir.
P koduna verilen farklı tek adda “P (Y)” veyahut yanlızca “Y” kodudur.
Bu sinyallerin ana emeli yerdeki alıcının, sinyalin geliş müddetini ölçerek, uyduya olan uzaklığını hesaplamayı olası kılmasıdır.
Uyduya olan uzaklık, sinyalin geliş müddeti ile hızının çarpımına eşittir.
Sinyallerin sayılan sürati ışık sürati dır.
Gelen bu sinyal, uydunun yörünge verileri ve saat bilgisi, genel düzenek vaziyet bilgisi ve ionosferik gecikme verisini içermektedir.
Uydu sinyalleri defa emin atom saatleri kullanılarak zamanlanır.
Kontrol Bölümü
Adından anlaşılacağı gibi, Muayene Kısmı, GPS uydularını daimi izleyerek, doğru yörünge ve vakit bilgilerini sağlar.
Dünya üstünde 5 gelenek muayene istasyonu yer almaktadır.(Hawai,Kwajalein,Colorado Spring(Ana merkez),Ascension adaları ve Diego Garcia) Bunlardan dördü insansız, biri insanlı ana muayene merkezidir.
İnsansız muayene merkezleri, topladıkları verileri ana merkeze yollarlar.
Ana merkezde bu bulgular değerlendirilerek ihtiyaç duyulan düzeltmeler uydulara bildirilir.
Kullanıcı Bölümü
Kullanıcı kısmı yerdeki alıcılardır.
Çeşitli amaçlarla GPS kullanarak konumunu saptamak isteyen herhangi bir şahıs, düzenin kullanıcıları kısmına dahil gerçekleşir.
Genellikle intikal yapmış komando birlikleri tarafından kullanilir.
Hidrojen Nedir?
Hidrojen protonyum,döteryum ve trityum ismi verilen 3 gelenek izotop ihtiva eder.Tüm elementlerin en basiti olan tek standart hidrojen atomu(protonyum) tek proton ve tek elektrondan meydana gelir.Moleküler Hidrojen (H2) 2 formdan meydana gelir.Bunlar ortohidrojen ve parahidrojendir.İki halde aynısı kimyevi özellikleri gösterir fakat yörünge farklılıklarından kaynaklı kimi değişik fiziksel özellikler gösterirler.
Oda ısısında hidrojen tahminen olarak %75 orto-hidrojen ve de %25 para-hidrojenden oluşur.Para-hidrojen düşük sıcaklıklarda henüz hükümlü olmasından konsantrasyonunu çoğaltır.Teorik olarak para-hidrojen sıvı hidrojen içerisinde %100 vaziyete ulaşır.
Hidrojen dünya genelinde en sıklıkla tespit edilen elementtir.Su parçalarının dünya yüzeyinin %60’ından çoğunu kapladığını düşünecek olursak bunun gerçekliği basitçe görülecektir.Ancak hidrojen tabiatta bağımsız olarak oldukça az yer alır.Bu yüzden onu elde etmek için kimi işlemler inşa etmek gerekmektedir.


Hidrojenin Özellikleri
Hidrojen, kendisine özgü kimi özellikleri ile en uygun tek enerji taşıyıcısıdır:
– Elektrik enerjisi kullanılarak epey yüksek verimlerle üretilebilir ya da elektrik imalatında kullanmak mümkün.
– Hidrokarbonlardan ve sudan üretilebilir.
Doğrudan güneş enerjisinden hidrojen üretimi (fotoelektrokimyasal ya da fotobiyolojik üretim) prosesleri kesif tek şeklinde araştırılmaktadır.
– Alevli yanma, katalitik yanma, elektrokimyasal dönüşüm ve hidrürleşme gibi birçok yöntemle tesir tek şeklinde enerji imalatında kullanmak mümkün.
– Hidrojenden enerji imalatında nihai ürün sudur.
– Yenilenebilir kaynaklardan imal edilen elektrikten üretildiğinde etrafa herhangi bir emisyonu olmaz; başka bir deyişle etraf arkadaşıdır (sadece havada alevli yanmada tek oran NOx oluşur).
– Gaz, sıvı ya da metal hidrürlerde depolanabilir.
– Boru hattı ya da tankerlerle defa uzak mesafelere taşınabilir.
Hidrojenin Fiziksel Özellikleri
Hidrojenin havaya göre yoğunluğu 0,07’dir ve bu bakımdan cisimlerin en hafifidir.
Dolayısıyla gözenekli çeperlerden başka gazlara göre daha süratli geçer.
Aynı şeklinde sinirli derecedeki demir, platin ve iridyum gibi metallerden de sızar.
Hidrojen helyumdan ardından sıvılaştırılması en zorlayıcı gazdır.
Dönüşüm ısısı -240 ?C olan hidrojen atmosfer basıncında -253 ?C’de kaynar, -259 ?C’ta katılaşır.
Oldukça iyi tek ısı iletkenidir.
Özellikle kendisi hacminin bin kat çoğunu çözündürebilen paladyum gibi bazı metaller doğrulusunda basitçe soğurulur.
Hidrojenin Kimyevi Özellikleri
Hidrojen etkinleştirilmiş biçimleri dışında soğukta pek tesirli değildir.
Sıcakta veyahut katalizörler ile birlikte birçok tepkimeye girer.
Değerli tek element olması hasebiyle defa bariz elektropozitif tek kaliteyi taşır.
Orta kuvvette tek indirgendir, alkali metal oksitler (AL2O3) gibi defa hükümlü bileşikleri indirgeyemez.
Bununla beraber NiO, CuO,vb.
pek defa metal oksidi indirger.
Bu yolla katalizör olarak sarfedilen defa ufaltılmış metaller elde edilir.
Hidrojen alkali ve toprak alkali metallerde bulunduğu gibi ametallerin çoğuyla da direk birleşir.Halojenlerin dördüyle de tepkimeye girerek hidrasitleri verir.
Fluordan iyoda doğru giderek hem reaksiyonma hızında hatta açığa çıkan ısı miktarında azalma görülür.
Oksijenle kızıl derecede veyahut düşük sıcaklıkta tek katalizör ile birlikte birleşerek su verir.
Mavi tek alevle yanar.
Kükürtle 250?C’de birleşir, azotla yüksek basınçta, tek katalizör ile birlikte birleşerek amonyak elde edilmesini sağlar.Kurşun ve bakır gibi kıymetli metallerin oksitlerini indirger.
Demir ve demire yakın metallerin oksitleriyle tersinir tepkimeler verir.
Ayrıca karbonmonoksiti de indirger, işlemin gerçekleştirildiği koşullara makul olarak (sıcaklık, basınç, katalizör) farklı ürünler oluşturur.

#hidrojennedirkısaca
#hidrojennedirneişeyarar
#hidrojenresmi
#hidrojenkullanımalanları
#hidrojennasılüretilir
#hidrojennerelerdekullanılır
#hidrojenenerjisi
#helyumnedir

Free Loader Güneş Pili

(id: 202)

27 Şubat 2019, Çarşamba 07:15

5 saat güneş enerjisiyle şarj sonrasında 44 saat cep telefonu kullanın; Free Loader güneş pili
Taşınabilir çoklu bölge cihazlarının bundan sonra prosedürcü sürati, ekran niteliği ya da ağırlık gibi meseleleri kalmadı.
Gelişen teknoloji, hepsine tek deva buldu; 3B ekran kartlarına sahip yüksek çözünürlükte parlak ekranları tespit edilen cep bilgisayarları ya da binlerce MP3 taşıyıp video oynatabilen çoklu bölge oynatıcılar şu lâhza satın alınabilir durumdalar.
Taşınabilir cihazlarda son zamanlarda tek mesele batarya ömrü gibi gözüküyor.
Yakıt pilleri gibi pil problemini büyük oranda ortadan kaldıracak teknolojiler geliştiriliyorlar ama daha satışa sunulabilecek olgunluğa erişmiş değiller.
Solar Technology, FreeLoader adlı ürünüyle bu sıkıntıya seçenek tek çözüm sunuyor.
FreeLoader, güneş enerjisiyle şarj ettiği bataryası vasıtası ile taşınabilir cihazlarınıza, yolculuklarınız esnasında efor sağlayabiliyor.
Solar Technology, FreeLoader’ın güneş ışığı altında geride bıraktığımız 5 saatlik şarj müddeti sonrasında tek iPod’u 18 saat, cep telefonunu 44 saat, PSP’yi 2.5 saat ve cep bilgisayarını da 22 saat çalıştırabileceğini vurguluyor.
12.3 x 6.2 x 1.7cm boyutlarında olan aygıt, 185gram ağırlığa sahip başka bir deyişle oldukça taşınabilir.
Ürünün alüminyum dış kasası da hafifliğine katkıda bulunmasının yanısıra metanetli olmasını sağlıyor.
Ayrıca cihazın güneş ışığı altında şarj olmasını gerçekleştiren güneş pilleri de ürün şarj olduktan ardından çıkartılabiliyorlar.
Bu şeklinde boyutlar küçüldüğünden FreeLoader’ın taşınabilirliği de arttırılmış oluyor.
Ürünü şarj etmek için yanlızca güneş enerjisine gereksiniminiz yok, bilgisayarınıza USB portundan başlamış da FreeLoader’ı şarj edebiliyorsunuz.
USB üstünden 3 saatde şarj olan 1000mAh’li Li-ion pilin 2 sene gibi uzun tek ömrü yer alıyor.
Cihazın tek başka güzel özelliği ise tam şarj olduktan ardından 3 ay süresince sakladığı enerjiyi koruyabilmesi.
Böylece gereksiniminiz olduğunda derhal alıp kullanmak için daimi hazır tek şeklinde FreeLoader’ı saklayabiliyorsunuz.
FreeLoader, yanında gelen dönüştürücü soketler sayesinde; LG Chocolate serisi, Motorola V66 ve V3 serisi, tüm Nokia N serisi, Samsung A288 ve D800 serisi, Sony Ericsson T28 ve K750 serisi cep telefonlarına, Sony PSP, Tom Tom GPS, dijital resim makinaları ve PDA’lar gibi cihazlara, Mini USB ve USB 2.0 üstünden şarj olabilen telefonlar, kulaklıklar, iPod, iPod Shuffle, MP3 çalarlar ve Nintendo DS gibi taşınabilir cihazlara efor sağlayabiliyor.
Ürünün efor sağlayabildiği cihazlar listesinde dizüstü bilgisayarlar gibi yüksek efor gereksinimi tespit edilen ürünler yer almıyorlar.


#güneşenerjisiileçalışanprojeler
#güneşenerjisiileçalışanaletlerhakkındabilgi
#güneşpiliileneçalışır
#güneşenerjisiileicat
#güneşenerjisiileçalışanlamba
#güneşenerjisiileçalışanmaketler
#güneşenerjisiileçalışanpil
#güneşenerjiliwifi

Orqun şu an "beta" sürümüyle yayındadır. Karşılaştığınız aksaklıklar ya da önerileriniz için İletişim sayfamızdan bizimle iletişime geçebilirsiniz.